Yeniden başlamak yazma sanatına
Kat kat olup açılmak gök katına
İndirmek yeryüzüne Allah'ın rahmetini
Bir gül gibi sunmak dünya saltanatına
Yeni bir zamanı indirmek kılıç gibi
Güneş saatine geceler saatine
Varmak Rabbani ile çileye katıp çile
Muhyiddin-i Arabi ve Mevlana hakikatına
Gökyüzünü dolduran meleklerin sabrıyla
Kaldırmak aşk kadehini insanlık sıhhatına
Harfleri ve sesleri sözleri kelimeleri
Kitapları getirmek Peygamber fıtratına
Merhameti ruhun en iç musikisi yapmak
Ve ölümü çevirmek diriliş hayatına
Beni çıkarmayın karşısına
Dansıyla ateşe eren kadının
Ki bakışı yansır güllerde leylaklarda
Ben mührünü kırıyordum bin bir cadının
O kendisini kendisi için yaktığında
Gökalp ümitvardır: Ümmet böyle bir teşkilâta mazhar olduğu takdirde, dînî hayat baştan başa canlanacak ve İslâmiyet, Peygamber zamanındaki ihtişâmına kavuşacaktır.
Gökalp ’in tasavvuru gerçekleşmedi. Hilâfet’in sadece rûhânî bir makam hâline getirmek, İslâmiyet’in temel itikadlarıyla te'lif edilemez ve Türk Milleti tarafından benimsenemezdi. Daha sonra Atatürk’le arkadaşları. Hilâfet’in yeni Türk Devleti ’nin lâikleşmesine muârız olan güçleri bir araya getirecek bir makam olarak kalmasından çekindiler. Gökalp’in ölümünden birkaç ay önce Mart 1924’te, Hilâfet, Büyük Millet Meclisi kararıyla feshedildi. ”