ben, metroda oturacak boş koltuk bulunca
rahatlayan ve hafifçe gülümseyenlerin
bu küçük kazançlarına yaptıkları
mutlu mimikleri yüzünden
bütün durakları kaçırırken
o zaman aklıma düşüyor
zaten yanlış bir durakta yıllardır beklediğim
şüphemden başka güveneceğim hiçbir duygum
kalmadı artık
ayaklanmaya hazır bir suskunluğu
tedirgin ettiğim sabahlar
güneşi ve Allah'ı alnıma sürüyorum
keşke bir ihtimal daha olsaydı diyorum
bir ihtimal;
bize sabahın bir an önce olmasını
istetecek kadar coşkun
ve yaşıyor oluşumuzun intikamını
en yakınımızdakilerden alacak kadar karışık
olmuyor
tek yapmam gerekeni beceremediğim günden beri
nereden başlamamam gerekse her şeye
oradan başladım
bileklerime bir jilet kadar yakınken dünya
yola; kanlı bir kahkaha gibi çıktım mesela.
yâr dedim;
sana
güneşle salyangoz arasındaki mesafe kadar
mahküm edildim
adımı değiştirdim fırsat buldukça
adım ki kendini taşımaktan izleri silinir