Gulzar K.

Gulzar K.
@Sailormoon89
Körler ülkesinde ayna satan kadın Piano performer My profile on Letterboxd boxd.it/3ZaLr
Dış Ticaret Uzmanı
MBA-CIS-Master degree
İstanbul
Azerbaycan, 15 Ekim 1989
3178 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Yanlış bilgi, 'Eshabi kehf' dediği yer şu an Naxçıvanda
“Yedi Uyuyanlar” hikâyesi kısaca şöyleydi: Adları Yemliha, Mekselina, Mesliha, Mernuş,Debernuş, Sazınuş, Kefaştateyuş olan, ilk Hıristiyanlardan yedi dindar genç; İslam kaynaklarında adı Dekyanus olarak geçen, Roma İmparatoru Decius’un baskısından kaçmaya karar vermişler ve bir mağaraya sığınmışlar. Yanlarında Kıtmir adındaki köpekleri de varmış. Bu inanmış yedi genç, İzmir yakınlarında, Efes’te olduğu söylenen, ancak değişik kaynaklarda Urfa’da, Tarsus’ta, Antalya’da ve Afşin’de olduğu da iddia edilen mağarada; güneş yılına göre üç yüz, ay yılına göre üç yüz dokuz yıl uyuduktan sonra, kendiliklerinden uyanmışlar ve yanlarında bulunan, onlar derin uykularındayken tedavülden kalkmış bir parayı içlerinden birine vererek, onu ekmek alması için şehre göndermişler. Bu para şehirde büyük bir heyecan yaratmış, ahalinin bir kısmı bu gençlere, yani mucizeye inanırken, bir kısmı da inanmamış. Hem İslam, hem Hıristiyan kaynaklarında değişik biçimlerde yer alan bu hikâyeye, “Yedi Uyuyanlar” ya da “Eshab-ı Kehf” yani “Mağara Arkadaşları” adı verilmiş
Sayfa 9
Reklam
İnsan baş edemeyeceği kadar büyük olduğu için bilinç düzeyine taşıyamadığı şeyleri zihninin çok derininde bir yere gömmek istiyor. Gömüyor da. Bir süre için. Bu sırada unutmasına yardımcı olacak her şeyi kabule hazır oluyor. İnkar mı? Hemen. Yalan mı? Derhal. Yok sayma mı? En güzeli. Öyle bir şey olmadı ki. Zihin çalışıyor, bellek unutuyor, bilinç pırıl pırıl ileriye bakıyor. Oh ne kadar güzel. . ne kadar kolay! Bunlar gerçekten oluyor, tecrübeyle sabit. İnsan gömdüğü şeyin gömüldüğü bu çok derin yerden asla çıkamayacağını, orada çürüyüp yok olacağını sanıyor. Ama öyle olmuyor, aksine gömülen şey katılaşıyor, zonklayan bir ağrı haline geliyor ve katılaşan bu kitle bir de üstüne enfekte oluyor, insanın bilincine de belleğine de irin gibi, ince ince sızıyor. Zehirliyor..
Sayfa 353
İnsanın özünün kötü olduğuna inanıyordu. İnsan, iyi insan olmak için çok çabalamak zorundaydı ama kötülük için çabalamaya gerek yoktu. Bunu hayat ona göstere göstere öğretmişti. "Bir insan iyi mi kötü mü öğrenmek istiyorsan bekle .. elbet içinin karasını göstereceği bir şey olur," derdi, "melek sandıklarının şeytan kesilmesi karşılarına bir küçücük fırsat çıkmasına bakar."
Sayfa 310
Tanıdık
Ben sosyal yoksunluk çekiyordum. Anne babasıyla birlikte tatile giden, restoranlarda babalarına istedikleri yemekleri söyleyen, babalarıyla şakalaşan çocuklara özeniyordum. Benim istediğim bir babası olmak değil, eksiksiz bir aile olmaktı. Babasızlık çok derine sakladığım bir şey olmalıydı ki, bugüne kadar bir babam olmasını istediğimin farkında değildim.
Sayfa 270
Aptal erkek kafası
Memleketin bütün erkekleri şimdi olduğu gibi o zamanlar da aynı çelişkiyi yaşıyordu. Çıktıkları kızlarla yatmayı deli gibi istiyorlar, yatmayanları masumiyet timsali olarak görüyorlar, yattıklarını da bir anda yere indiriyorlardı.