Hafızan kalbimde oyalanır unutkanlıkların sızısıyla.
Senin aşk diye çizdiğin sınırdan çoktan girdim içeri.
Hasretin suskun sabahıma dağılıyor tel tel som sesinle.
"Senin sırrın olmak, en büyük günahın olmak, ışığın ve karanlığın olmak, gün yüzüne çıkmamak, kıyılarda serpilmek, bir belirip bir yok olmak, yanı başında durmak, durduğunda tutunmak, dönüp aradığında kaybolmak. Yorulur muyuz çok sevmekten?"