C.

C.
@SaintGermainKontu
“In omnibus requiem quaesivi, et nusquam inveni nisi in angulo cum libro” - Thomas à Kempis
@SaintGermainKontu·
·
sabitlendi
“𝙄𝙣 𝙤𝙢𝙣𝙞𝙗𝙪𝙨 𝙧𝙚𝙦𝙪𝙞𝙚𝙢 𝙦𝙪𝙖𝙚𝙨𝙞𝙫𝙞, 𝙚𝙩 𝙣𝙪𝙨𝙦𝙪𝙖𝙢 𝙞𝙣𝙫𝙚𝙣𝙞 𝙣𝙞𝙨𝙞 𝙞𝙣 𝙖𝙣𝙜𝙪𝙡𝙤 𝙘𝙪𝙢 𝙡𝙞𝙗𝙧𝙤” “Her şeyde erinç aradım, ama hiçbir yerde bulamadım; bir kitapla çekildiğim köşeden başka.”

C.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
Beğendi
·
29 günde okudu
·
2026 12. kitabı
Norman Stone
8.1/10 · 141 okunma
“Sonraki felaket, Birinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde, ateşkes koşulları tartışılırken Lloyd George tarafından sezilmişti. Kahince bir açıklama yaptı: "Şimdi barış yapılsa, 20 yıl sonra Almanlar, Kartacalıların Birinci Pön Savaşı'yla ilgili söylediklerini söylerler, yani şu veya bu hatayı yaptıklarını ve bir dahaki sefere daha iyi bir hazırlık ve örgütlenmeyle zaferi kazanabileceklerini söylerler.” Hitler'in Kavgam'da söylediği de aşağı yukarı buydu.”
“Ama zaten Alman yanlısı bir unsur Osmanlı Devleti'nin kontrolünü ele geçirmişti. Harbiye Nazırı ve sultanın damadı Enver Paşa, diğer "Jön Türkler"le birlikte bir tür milliyetçilik meydana getiriyordu. Bu milliyetçiliğin modeli Fransız devrimiydi ve "Jön Türkler", muzaffer Balkan-Hıristiyan devletlerin izinden gittiler: Yeni bir dil, yeni bir tarih yorumu, ulusal bir gelecek... Enver ile yakın arkadaşı ve Dahiliye Nazırı Talat, kendi hükümetlerini kandırarak savaşa soktular. Resmî olarak iki Alman gemisi aldılar, gemi personeline fes giydirip Türkmüş gibi gösterdiler ve Rusya'nın savaş ilan edeceği beklentisiyle Rus limanlarını bombaladılar. Ruslar Kasım başında savaş ilan etti ve Osmanlı kabinesinin büyük bölümü Enver'in provokasyonunu protesto ederek istifa etti. Yine de Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmişti. Enver Kafkasya üzerinden Rusya'ya hücum etti ve çok büyük bir aksilik yaşadı: 100.000 askeri Sarıkamış civarında soğuktan ve hastalıktan öldü. Bir Alman komutan -Kress von Kressenstein- da Süveyş'te bir aksiliğe maruz kaldı. Enver için bunun hiçbir önemi yoktu: Bu acıların içinden bir Türk ulusu doğacaktı ve Arap dünyasından çok Türkiye'ye bel bağlayacaktı. Bu hesap sonuç itibariyle başarılıydı. Yine de Türkiye’nin nüfusunun dörtte birini kaybetmesine mal oldu ve Enver tarafından değil, çok daha büyük bir insan olan, rakibi Kemal Atatürk tarafından gerçekleştirildi.”
“Katil Gavrilo Princip 17 yaşında, milliyetçilik ve terörizm eğitimi görmüş bir romantikti ve 1850'lerin Rus nihilistlerinin uzantısı olan bir timin üyesiydi. Avusturya'da reşit olmayanlara idam cezası verilmiyordu ve Princip henüz reşit değildi. Hapse atıldı ve Mayıs 1918'de öldü. Ölmeden önce, bir hapishane psikoloğu ona yaptığı eylemle dünya savaşına ve milyonlarca kişinin ölümüne sebep olduğu için herhangi bir pişmanlık duyup duymadığını sordu. Princip'in cevabı şu oldu: "Bunu ben yapmasam, Almanlar başka bir bahane bulacaktı."