Kitap bitti ve ben içimdeki o derin duyguyla kalakaldım. Ne kitaptı ama!Küçük Zeze'm... Sana o kadar sarılmak isterdim ki. O yalnızlığın, bazen durgunluğun, çoğu zaman yaramazlığın ve o çaresizlik hissin... Kendimden o kadar çok şey buldum ki, benim için yeri her zaman çok ayrı olan bir kitap olarak kalacaksın.
Spoiler içerir:
Portuga gitti, şeker portakalı sustu…
Fakir bir ailenin çok kardeşli çocuğu olan Zeze, kendi hayal dünyasında yaşam enerjisini hiç kaybetmeyen bir çocuktu. Her zaman öğrenmeye, yeniliklere meraklıydı ve çocukluğunu doyasıya yaşamayı severdi. Ailesi maddi zorluklar içinde olduğundan, bazı durumlarda Zeze’ye katlanamaz; yaramazlık yaptığını düşündüklerinde ona el kaldırır ya da döverlerdi.
Oysa Zeze, çoğu zaman bilerek kötülük bile yapmazdı. Yeni bir eve taşındıklarında, her kardeş kendine bir ağaç seçmişti. Zeze’nin payına da bir şeker portakalı fidanı düşmüştü. Onunla konuşur, hayallere dalar ve tek gerçek arkadaşının o olduğunu hissederdi. Daha sonra Portuga ile karşılaşınca gerçek sevgiyi ve şefkati o zaman anladı , aralarındaki o güven duygusu öyle güzel işlenmişti ki; Zeze'nin ona olan bağlılığı ve sevgisini ifade edişi çok gerçekçiydi.Canım Zeze’m
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022274,9bin okunma