''Peki, beni neden sevdiğini biliyor musun? Beni yazmaya zorlayan o şey var ya, işte içimdeki o şey çekiyor seni.Beni, daha önce tanıdığın ve sevebileceğin erkeklerden bir şekilde farklı olduğum için seviyorsun.Ben masa başı işleri yapmak, muhasebe defteri tutmak, küçük işlerle didişmek ya da mahkemelerde milletle atışmak için yaratılmamışım.Bana bu tür işler yaptırır, beni diğer adamlara benzetir, onların çalıştığı yerlerde çalıştırır, onlarla aynı havayı teneffüs ettirir ve onların bakış açılarına sahip olmama neden olursan, o zaman sadece o farkı değil, beni de, sevdiğin şey olan beni de yok etmiş olursun.''
''Onun aradığı, insana özgü büyük inanç ve emellerle beslenen ve derin duygularla dolu olan bir gerçekçilikti.Olduğu gibi istiyordu hayatı;içinde insanın ruhunu yakalayan ve vicdanına uzanan her ne kaldıysa, onlarla birlikte istiyordu...''