“Yanlış olan bir şey ne tür gerekçelerle ve yöntemlerle ‘doğru’ gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın; hiçbir yanlış, hiçbir zaman gerçek anlamda ‘doğru’ vasfını kazanamaz. Fakat bir yanlışın ‘doğru’ gibi gösterildiği şartların ve ortamın insanları, gerçeği göremeyecek şekilde düşünce kabiliyetinden, idrak gücünden uzaklaştırılmışlarsa, orada ‘yanlış’ın otoritesi rahatlıkla devam eder.”
“İslam mevcut inanç sistemlerine ve hayat tarzlarına ek olarak gelmiş yeni bir din değildir. O, insanın özünde bulunan her türlü iyiliğin, güzelliğin, doğruluğun, hayrın, gerçeğe uygunluğun, ahlakın...bir araya gelişidir; bunların her türlü lekeden, pislikten ayrılarak sistemli bir bütüne dönüşünün ismidir.”