Eğer birisi karısının sıkıcı olmasından dolayı boşanmak istese, ya da görünce içi sıkıldığı için bir kralın tahttan inmesini, ya da dinlemesi sıkıcı olduğu için bir vaizin sürgüne gönderilmesini, ya da korkunç sıkıcı oldukları için bir başbakanın görevden alınmasını, bir gazetecinin müebbet hapsini istese, sonuç alamayacağını görecektir. Bu yüzden de dünyanın gitgide kötüye gitmesinde, sıkıntı arttıkça kötülüklerin gitgide artmasında şaşılacak bir yan yoktur. Can sıkıntısı bütün kötülüklerin anasıdır.
Sıkılmak bütün kötülüklerin anasıdır. Öylesine sakin ve durağan olan sıkıntının böyle harekete geçirici bir güce sahip olması şaşılacak şey. Sıkılmanın yarattığı etki bütünüyle sihirli bir şeydir, ne var ki çekiciliğin değil, iticiliğin getirdiği bir etki.
Sıkılmanın ne denli tahripkâr olduğu çocuklarda da herkes tarafından gözlemlenir. Çocuklar eğlendikleri sürece daima usludurlar. Bunun doğruluğu su götürmez; çünkü bazen oynarken bile yaramazlık yaparlarsa, bunun sebebi artık sıkılmaya başlamış olmalarıdır.
Tecrübe sahibi insanlar bir ilkeden yola çıkmayı çok akıllıca bulurlar; ben de onların gönlü olsun diye, “bütün insanlar sıkıcıdır” ilkesiyle başlıyorum.
SEVGİLİ OKUR: Şu ünlü, "dışı neyse içi odur, içi neyse dışı odur." felsefi ilkesinin doğruluğundan kimi zaman kuşkuya düşer gibi oldun mu acaba? Belki kalbinde, bütün acısıyla ve sevinciyle, başkasına uçamayacak kadar kıymetli bildiğin bir sırrı kutsadın. Belki hayat seni bu tür bir şeyi olduğundan şüphelendiğin birisiyle karşılaştırdı ama sırrını ne cebren ne de hileyle elinden alabildin.