Birinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa'daki harp meydanlarında on binlerce asker ölürken,
doktorların gerçek deneyler yapmalarına acil ihtiyaç vardı; bu deneylerin sonuçları o zamanlar, tekrarlanabilir/yeniden üretilebilir sonuçlarıyla, tıp dergilerinde basılırdı. Avrupa'daki krallar, ellerindeki en iyi ve en parlak insanların kıyıma uğradıklarını görüp dehşete düşmüşler ve doktorlardan hokus-pokus değil, gerçek sonuçlar talep etmişlerdi. Doktorlar zengin patronlarını memnun etmeye çalışmak yerine, kanuni meşruiyet ve hakemli dergilerde makale yayınlamayla gelen şöhret uğruna mücadele ediyorlardı artık. Bütün bunlar, ortalama ömrü yetmiş yıl ve ötesine çıkaran antibiyotikler ve aşılardaki ilerlemelerin zeminini hazırlamıştı.