Saliha

155-156.(Ey iman edenler! İtaat edeni isyan edenden ayırt etmek için ) andolsun ki sizi hem biraz korku ve açlıkla hem de mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. (Ey Resulüm!) Sabredenlere (lütuf ve ihsanimi) müjdele! Öyle ki onlar, kendilerine bir bela geldiği zaman ancak: "Biz Allah için (teslim olmuş kullar)ız ve elbette biz, (yine) O'na döneceğiz." derler. - çünkü gelen her türlü afet ve musibet, Allah'ın bilgi, irade ve takdiri dahilindedir. Sabretmek ise, insanın Allah'ın takdirine boyum eğmesi ve günah teşkil eden arzularına engel olmasıdır.
Bakara suresi·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
153. Ey iman edenler ! Sabır ve namaz/dua ile (Allah'tan) yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. -Ayet-i kerimede geçen sabır ve namaz, karşılaşılacak güçlüklerin çözülmesi için Allahu Teâlâ'nın yardımını sağlayacak bir vesiledir. Sabır, cesaret ve zorluklara göğüs germek, direnmek anlamında da ahlâkî bir disiplindir. Namaz, gönlünde Allah sevgisi olan, O'na saygı duyan ve O'nun huzuruna çıkacağına inanan kimsenin iman ve itaatinin bir göstergesi, dinin direği ve kulu Allah'a yaklaştıran bir ibadettir.
Bakara suresi·Kitabı okuyor
142.(Medine'deki yahudi ve münafık ) birtakım beyinsiz insanlar: "(Müslümanları) üzerinde bulundukları, (eski) kıblelerin(i Beyt-i Mukaddes)'ten (Kâbe'ye) çeviren nedir? diyecekler. *Resulullah Medine'ye hicret ettiği zaman 16-17 ay Kudüs'e yönelerek namaz kılmıştı. Bunun üzerine yahudiler kendilerine pay çıkararak şımardilar, münafık ve müşrikler de ileri geri laf etmeye başladılar. "Muhammed nereye yönelecegini bilmiyor." dediler. Cenab-ı Hak da Resulü'nun niyazı üzerine aşağıdaki ayetlerle Kâbe'ye dönülmesini emretti. (Resulüm) De ki: "Doğu da Allah'ındir, Batı da. O (kullarının iyi niyet ve amellerine göre) dilediğini doğru yola iletir."
Bakara suresi·Kitabı okuyor
Gerçek yaşlandı ve bunadı; ne de olsa, her canlı organizma gibi kesinlikle aynı yasalara tâbi -yaşlanıyor. Onun küçük parçaları olan duyular da apoptoza uğrar. Apoptoz, maddenin yorgunluğu ve tükenmesiyle gelen doğal ölümdür. Yunancada bu sözcük, "taç yapraklarının dökülmesi" anlamına gelir. İşte dünya da taç yapraklarını döktü.
Yaylanın siyah beyaz manzarasını izlerken, kederin dünyayı tanımlamak için önemli bir sözcük olduğunu anlamıştım. Her şeyin temelinde bu yatıyordu, beşinci elementti, özün özüydü.