...Meg bir anda karanlığın ve hiçliğin içine çekildi,sonrada Karanlık Şey’in buz gibi soğuğu onu yuttu. Soğuk iliklerine kadar işlerken Meg,Bayan Hangisi onun bana erişmesine izin vermeyecektir,dedi içinden tekrar tekrar.
Karanlık Şey’in içinden geçtiler ve Meg nefes nefese,kendini Kamazotz’a ilk geldiğinde indikleri tepenin üzerinde buldu.Üşümüş biraz uyuşmuştu ama koşun buz tütmüş gölün üzerinde paten kayarken olduğundan daha kötü değildi. Etrafına baktı. Yapayalnızdı. Kalbi çarpmaya başladı. Sonra Bayan Hangisi’nin unutulmaz sesi duyuldu,ses sanki her yandan yankılanıyordu:”Bbenn ssanna hheddiyyemmi vverrmeddimm. Sendedir O’nndda olmmayyann birr şşeyy varr. Ssenninn ttekk ssilahhıınn bbu. Fakatt bbunnu kkenddinn bullmann ggerekkiyyorr. “Ses kısılıp kayboldu,Meg artık yapayalnızdı. Tepeden aşağı ağır ağır indi. Kalbi göğüs kafesinin içinde deli gibi çarpıyordu. Aşağıda,daha önce de gördüğü sıra sıra dizili evler vardı ve bunların ilerisinde,şehrin birbirine benzer binaları görünüyordu. Sakin sokak boyunca yürüdü...