Merhaba arkadaşlar,
Sizi #edouardlouis ile tanıştırmak istiyorum..
Yazar olarak Türkçe’ye çevrilmiş ilk ve tek kitabı olan #babamıkimöldürdü sınıfsal ayrımı, soykırımı, ırkçılığı, homofobi gerçekliğini ve mutsuz ebeveynler arasında büyümüş çocuk ruhunu anlatmaktadır.
Gözyaşları içerisinde okuduğum, etkilendiğim bir romandı..
Neden mi..?
İlk olarak toplulukların dışlandığı tüm insanların çığlığını duyduğum için..
Çocukluğumda ki baba figürümle yeniden karşılaştığım için..
Mutsuzluğun çırpınışlarını yeniden gördüğüm için..
Daha onlarca neden sayabilirim aslında..
Dili biraz zorlasa da ortak duygularla sarıldım romana..
Unutulmaya yüz tutmuş sandığım açıldı sanki..
Size önerim,
Anlaşmazlıklar için de büyümüş okurlar varsa aranızda severek ve maalesef ki biraz acı çekerek okuyacağınız bir kitap olacak..
Kendimi tekrar etmekten korkmuyorum, çünkü yazdıklarımın ve söylediklerimin edebiyatın gereklerini karşılamadığını, fakat yaşananın, bu yangının mecburiyetine yanıt verdiğini biliyorum
Siyaseti, canlıların başka canlılar tarafından yönetilmesi ve seçmemiş oldukları bir topluluk içinde yaşayan bireylerin varlığı olarak tanımlayacak olursak, demek ki siyaset korunan, teşvik gören, desteklenen toplumları, ölüme, işkenceye, cinayete maruz bırakılan toplumlardan ayıran şeydir..