Nöbetimin ilerleyen saatlerin de Dr Nilüfer hocamla uzun bir kitap sohbetine dalmıştık..
Önerilerinin arasında listenin en başında gelen #mehmetuzun ile tanışmama vesile olmuştu..
İyi ki de olmuş..
İlk kez Kürt edebiyatı okumuş bulunuyor içten ve geç kalınmış bir aşkı yaşıyorum..
Baş karakter Memduh Selim Bey.
Bilgili, görgülü, kalbiyle yaşayan, pusulası kalbi olan ama hak ettiği mutluluğu kaçıran bahtsız ve güzel adam..
Aşka aşık, aşkı tılsım gören,sarhoşluğunu yaşatan dava adamı..
Rüya gibi başlangıç,Özlem dolu son nefes..
Hayatını kitap kokusuna sığdıracak , sürgünde gelen kitaplarının da gurbete düştüğünü fark ettim damla damla yaş akıtan naif adam..
Aynı kitapları başka başka insanların okuyup, aynı şeyler yaşadığına inanan..
Umarım aynı hisle aynı cümlelerin altını çizmişizdir sizlerle..
Aşk dolu okumalar diliyorum..
"İnsan sevdiğine kavuştuktan sonra
ekmeği olsun, ayranı hiç olmasın
yemeği sadece darı olsun
yorganı mavi gök olsun
döşeği kuru yer olsun
yastığı sert taş olsun
torbası omzunda olsun
torbanın dibi delik olsun
yurdu buralar olmasın
Acem ve gavur ellerinde olsun
Sevgilisi insanın istediği gibi olduktan sonra
gün boyu avare olsun.
aşsız katıksız, ekmeksiz olsun."
“Öyle kısacık anlar vardır ki, bir yaşanmışlığı bir anda altüst edebilirler. Öyle günler, geceler ya da olay anları vardır ki, bir hayatta derin, çok derin izler bırakırlar. Bazı haberler vardır ki, bir kurşun gibi, bir yüreğe saplanıp derin ve ebedi yaralar açarlar..”
“Aşk ağır bir taş ya da ölü bir beden midir ki, sürekli olduğu yerde kalsın? Aşkın yaşayan bir şey olduğunu bilmiyor muydu? Ona sahip çıkılmazsa, korunmazsa, sevilmezse, öleceğini bilmiyor muydu? Bir çiçek, susuz, topraksız ve