Beyin proje, tefekkür ve duygu organıdır. Kullanacaksınız. Düşüncelerimize dikkat etmek zorundayız.
Düşüncelerimiz fikirlerimizi oluşturur, fikirlerimiz sözlerimize sirayet eder, sözlerimiz bizim davranışlarımızı oluşturur, davranışlarımız kişiliğimizi oluşturur, kişiliğimiz de bizim karakterimizi meydana getirir, karakterimiz de kaderimizi oluşturur. Roger Penrose bunu söylüyor. Stuart Hameroff da özellikle kader konusunu işliyor yani kader dediğimiz nedir? Bu nanotüpler içerisindeki olasılıkları kendin seçiyorsun, külli irade içerisinde, çünkü yine Kur’an’da: “Yunebbeu-l-insânu yevme-izin bimâ kad-deme ve ahhar”133 “O gün insana, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeyler, hepsi bir bir haber verilecektir.” Yani o gün sana, o nanotüpler içerisinde verilen bütün ihtimaliyetleri neden kullandın ya da kullanmadın, diye sorulacak. Bir örnekle, daha anlaşılır hâle getirelim. Mesela önünüzde bir bardak su var. Bu suyu içebilir, dökebilir, birisine ikram edebilir, bırakabilir ve bunun gibi 133 Kıyâme suresi, 13. ayet.
187 milyonlarca ihtimali gerçekleştirebüirsiniz. Bu ihtimal o tüplerin içerisine kaydedilmiş, bunu Roger Penrose söylüyor, ben söylemiyorum. Yani şimdi biz bilim insanıyız, bilim insanının kaynağı var deriz.
Bugün burada okuduğunuz her şeyin mutlaka kaynağı vardır. Kaynak nedir? Şu anda Dünya biliminin kaynakları: “Nature, Science, Celi” gibi bilim dergileridir. Orada yayınlandığı takdirde bu, bugün için geçerlidir. Yarın bir başkası başka bir deney yapar, onu çürütebilir. Onun için bugünkü doğrular, daha doğrusu bulunana kadar yani şu anda geçerli.