Salman Ferzelıyev

Beyin cerrahisi olarak GBMTerle çok zor baş ediyoruz. 2017’de Dünya Beyin Cerrahisi Kongresi’ndeki konferansımda bir sözümü hashtag yaptılar, dedim ki: Organizma ile uyum sağlamış, semptom (belirti) vermeyen, problem yaratmayan tümörlere istikbale yönelik problem arz etmedikçe dokunmayın. Bende bir tane ben var, çocukluğumdan beri duruyor, dokunmuyorum. Çok zekidir o tümörler, dokunursak uyuyan yılanı uyandırabiliriz. Onun için benim bu sözümü beyne hatta vücudun bütün organlarına uyarlayabiliriz çünkü maalesef bugün belki de yaptığımız ameli-yadarın, yaptığımız tetkiklerin birçoğu gereksiz yapılıyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
GEREKSİZ TETKİK YAPTIRMAK, HİÇ TETKİK YAPTIRMAMAK KADAR TEHLİKELİ!123 Şimdi, Allah aşkına, lütfen söyleyin. Hekim meslektaşlarımın yüzde kaçı, belli risk grupları hariç, hiçbir şikâyeti olmadan, periyodik olarak kendilerini, eşlerini, çocuklarını, anne ve babalarını genel sağlık taramasından, sosyete tabiri ile “check-up”tan geçirmektedir! Para babalarının daha çok kazanabilmeleri, tıbbi kartelin sermayelerine sermayeler katabilmeleri için bu canhıraş gayret nedir? İnsanlar, hastalık hastası oldu. Hiçbir rahatsızlığı yokken sadece “bedava” diye check-up yaptırıyor. Beleş peynir, fare kapanında olur! Hastaysan doktora git! “Erken teşhis” de, “hastalık başlangıcı” da yok! Za-türre başlangıcı değilsiniz aslında ya zatürresiniz ya da değilsiniz, bu kadar basit! Maalesef ilaç firmalarının ellerinde oynattığı kuklalar hâline geldik. Hiçbir rahatsızlığınız yoksa doktora gitmeyin! Sağlıklı kalmanın yolu hastaneden ve doktordan uzak kalmaktır. Ne demişler: Kardiyologlar tatile gitmiş, kalpten ölümler yüzde elli azalmış!
Size kendi ameliyatlarımdan birini örnek vereyim. Otuz sene önce yaptığım bir ameliyatta GBM’ye rasdadık. İki yıl yaşama şansı yüzde beş civarında, dedik ve aldık. Hastamız yıllarca yaşadı; o zaman asistandı, profesör oldu, şimdi emeldi. Amerika’da bile incelettim, GBM, dördüncü 163 evreydi. Sonradan öğrendik ki esas GBM’yi oluşturan, diğerlerine haber veren, ne yapacaklarını organize eden bir tane kök hücre var. Bu tümördeki tüm sistemi idare eden o kök hücreyi çıkartamazsak çok hızlı bir şekilde yayılıyor ama çıkartırsak da iyileşiyor. Tümörün esas kök hücresi o, bütün tahribatları o veriyor. Maalesef onu göremiyoruz. Raman mikroskobu122 bile onu gösteremiyor. Biz o kök hücreyi bilmeden almışız, çok geniş bir şekilde aldığımız için temizlenmiş. Hatta ben, onun son ameliyat videosunu Amerika’da bile kongrelerde gösterdim. O kök hücre müthiş bir zekâya sahip, zeki, IQ’su yüksek! Hemen şunu yapın, şu tedbiri alın, sen oradan gel, sen buradan gel, her şeyi koordine ediyor ve bakıyorsunuz ki bir ay sonra bütün beyni tekrar sarmış.
Kanser hücrelerinde MDSC diye bir madde var. Tümör hücresinin etrafındaki bu madde arttığı zaman kanser hücresi çok hızlı yayılıyor ve engelleyemiyorsunuz. Bu nanotüpler oluşuyor ve çok zekiler! Kendi branşımdan bahsedersem, GBM dediğimiz “Glioblastoma Multi-forme” tümörleri en zeki beyin tümörleridir. Mesela me-nenjiomlar vardır, onlar aptal tümörlerdir. Aptal oldukları için onlara kolay müdahale ediyoruz. Fakat bu GBM’ler çok zeki! Daha önce bahsettiğimiz gibi onların da cam var, ruhu var, haysiyeti var, onuru var, kendileri aralarında her an iletişime geçiyorlar. Mesela kemoterapi verdiğimiz zaman, hemen kendi aralarında matematiksel bağlantıya geçiyorlar, Nanotüpler vasıtasıyla haberleşiyorlar, telefon telleri gibi düşünün. Dünya Sağlık Teşkilatı, bu tümörleri, DNA metilasyonuna bağlı olarak yeniden tasnif etti. Buna göre metilasyon: DNA’nın kimyasal yapısına bir metil ilave edilmesiyle ortaya çıkıyor. Bu metilasyon normalde genlerimizde kanser olmasını engelleyen hücreleri devre dışı bırakıyor. O zaman tümör hücreleri çok daha hızlı bir şekilde yayılıyor ve kendini üretiyor. Yakın zamanda Science ve Nature’da yayınlandı, özellikle kemoterapi ve radyoterapi verildiği takdirde onlar, haberleşiyor ve tedbir alıyorlar hatta ona göre çoğalıyorlar.
Beyin, boş bırakmaya gelmez. Çünkü boş bırakırsanız kendi kendini yer. Devamlı okuyacaksınız. Beynin en büyük ihtiyacı, dedikleri gibi “fındık, fıstık yiyelim, bal yiyelim, reçel yiyelim” bunlardan ibaret değildir (tabii ki bunlar organik olarak, biyolojik olarak yapılmalı). Beynin en büyük gıdası bilgidir! “Knowledge is power, power is knowledge” Bilgi güçtür, beynin de gücü bilgidir. Beyne ne kadar bilgi aktarırsanız o kadar aç olduğunu anlar. Okuyacaksınız! Beynin gücünün bilgi olduğunu unutmayacaksınız!