Salman Ferzelıyev

Marilyn Monroe ile bir inek arasında %2’lik bir gen farkı vardır. Dünyanın en güzel mankeni ile inek arasında %2’lik bir gen farkı vardır. Elbette Marilyn Monroe sadece bir örnek. Demek ki insan ile hayvan arasında %2’lik bir gen farkı var. O zaman insanı insan yapan gen değildir. Peki, nedir o zaman insanı insan yapan gen değilse? Bu Konnektom dediğimiz nöronlar arasında oluşan iletişim sistemidir. Bizi biz yapan nöronlarımızdır, konnektomlarımı-zın iletişim kalitesidir. İki yüz-üç yüz milyar nörondan 153 bahsediyoruz. Ucu açıktır! Hücrelerin bu iletişiminde, istişaresinde Glia hücrelerinin de varlığı son zamanlarda tespit edildi. Lojistik, destek görevi yapıyorlar. Bu yüzden bizi biz yapan bu nöronlarımızdır, nöronlar arasındaki bağlantının kalitesidir yani Konnektomumuzdur. Her şey beyindedir. Bizi biz yapan ne kalbimizdir ne genlerimizdir; bizi biz yapan beynimizdir!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beynimizde bir sağ küre, bir sol küre ve beynimizin ortasında ise “Korpus Kallozum” diye bir köprü var. Hatırlarsınız, eskiden sağ ve sol beyin için birisi matematikseldir, birisi sanatsaldır gibi çıkarımlar yapdırdı. Oysa herhangi bir olay karşısında istişare yapılır ve her nöron kendi fikrini ortaya koyar, birbiriyle tartışır. Sağdakiler sol-dakilere ya da soldakiler sağdakilere bu Korpus Kallozum dediğimiz ortadaki köprü vasıtasıyla fikirlerini aktanr ve tek bir fikir ortaya çıkar. Karmaşa yok, müthiş bir armoni, estetik, ahenk, balans var: “Hemostaz” diyoruz biz buna.
Yüz milyar nöronun içerisinde, tek bir nöron bile yeni fikir üretebiliyor. Her bir nöron bir beyindir. Yani her bir nöron beyin gibi çalışır, her bir beyin evren gibi çalışır çünkü beynimizdeki kapasite dünyadaki bütün atomlar kadar, atom sayısı kadar bilgileri alacak kapasitededir. Her bir nöron da beynin küçük bir modelidir, mikro kozmosudur. Onun için o da düşünüyor ve o düşüncesini ötekine aktarıyor. Beynimizin hafızası namütenahi dedik, sonsuzdur. Nasıl oluyor da bir et parçası, peltemsi bir organ fikir üretiyor, sevgi üretiyor, aşkı, kini, hırsı üretiyor, heyecan, zevk, kısacası “her şeyi” üretiyor? Bundan birkaç ay önce bir İsveçli araştırmacı, yapmış olduğu çalışmada nöronların altında bizim bilmediğimiz, iki yüz milyar civarında bir hücre grubu olduğunu ortaya koydu. O zaman diyebiliriz ki; dört trilyona yakın hücre kendi aralarında istişare ediyorlar. Bunlar kitaplarda yazmıyor henüz.
Beyin, Allah’ın insanlara bahşetmiş olduğu en büyük nimettir. Beyin hayatın özüdür, insanlara bahşedilmiş en büyük mücevherdir. Bütün organlar değişik şekillerde yerleştirilmiş ama Allah, o bin dört yüz elli gramlık beyni, müthiş bir mücevher kutusu içerisine koyup bize ikram ediyor ve onu kullanın diyor. Onun için diyorum ki, yarın, inanırsınız inanmazsınız, benim kanaatime göre, Allah’ın bize ilk soracağı sorular: “Neden beyninizi kullanmadınız, neden aklınızı kullanmadınız, neden düşünce üretmediniz?”, “İki günü birbirine eşit olan mümin bizden değildir”, diyen bir din İslam! Bu ne demektir? Yarın üzerine bir şey koyacaksın. Bugün bir sayfa yazmışsan, yarın iki sayfa, öbür gün üç sayfa, öbür gün dört sayfa, bugün bir sayfa ezberlemişsen, bir şey yapmışsan yani hep daha fazla, daha fazla...
Biz bugün hücreleri üretiyoruz. Karaciğer hücrelerini üretiyoruz, karaciğer oluyor. Hücrelere yol haritası çiziyoruz, o yoldan gidiyor. Kalp bile yapabiliyoruz! Ama beyin yapamıyoruz. Nöron oluyor ama orada kalıyor, ilerisi yok!