Salman Ferzelıyev

Muhyiddin Arabî keşif yoluyla evrenin canlı ve dinamik olduğunu söylemekle kalmamış, günümüzde kuantum kuramıyla ortaya konmuş olan evrende her an bir yok oluş ve yeniden var oluşun (süreksizlik) olduğunu da belirtmiştir. Ona göre âlem her an değişmekte, Allah da ona daima tecelli etmektedir. İlk tecellide âlem yok olmakta, ikinci tecelli ile birlikte tekrar var olmaktadır. Bu iki tecelli arasında o kadar az bir süre vardır ki fark edilemez. Bu hakikati bilmeyenler, âlemi, varlığı devamlı olan bir şey zannederler. Oysa âlem sürekli değil, her an yok olup dirilen bir varlıktır. Yani sürekli değişkendir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Boyutlar arası seyahat tamamen DMT (Dimethyltr-yptamine) ile ilgilidir. Peki, nedir bu DMT: Ruh molekülü olarak adlandırılan, beyin tarafından salgılanan bir hormondur. İstisnasız tüm canlılarda bulunur. Yaşayan her şey ya DMT salgılar ya da DMT ile yaşar. Epifiz bezi tarafından üretilir. Astral seyahat DMT’yle mümkündür çünkü doğum ve ölüm anında daha çok salgılanır. Onun için diyorlar ki; kâinatta her şey yalandır, her şey illüzyondur, her şey gölgedir, tek var olan şey ölümdür, hakikat olan ölümdür. Çünkü DMT’yle başka bir boyuta geçiyorsunuz.
Robert Lanza: “Gözlem ile gözlenen arasında bir bağ var” diyor. Hayatın özünü yazan, yaşayan en büyük üçüncü bilim insanı102 ilan edilen bir adam ve biyolog olarak diyor bunu! Ne demek istiyor peki? Bulunduğumuz ortama baktığımızda, o ortam, düşünce tarzımızla dizayn olur, diyor. Yani gözlenen şey, gözlemci tarafından etkilenir, gözlenen şey de gözlemciyi etkiler. Çift yarık deneyinde bir fotonu bir yerden gönderdiğiniz zaman iki delikten de geçer. Fakat siz ona dikkatli baktığınız zaman bir yerden geçtiğini görürsünüz.
Penrose: “Ölüm anı, aslında atom altı parçacıklarının bir başka boyuta geçmesidir” diyor. Kuantum’da, ölümsüzlük kavramı üzerinde duruluyor ve Hameroff: “Başka bir boyuta geçer, sonuçta hiçlik makamındayız” diyor. Bu bağlamda baktığımızda doku, dokunun altında hücre var, hücrenin çekirdeği var, çekirdeğin içine giriyorsun, kromozom var, DNA var, gen var, genin altında protein var, proteinin altında atom var. Atomda lepton-lar, kuarklar var, onun altında Higgs’in bulduğu (Tan-rı’nın belası parçacık) bozon var.
Kısacası elinizde, her şey elinizde. Kaderiniz de sizin elinizde. Aslında kader diye bir şey de yok! Kur’an ne diyor: “Biz sizin kaderinizi, omuzlarınıza yükledik”99 yani beyninizde var. Hangisini isterseniz ondan seçersiniz. Dedik ya nöronlardan, nörotüplerden istediğinizi seçmek size aittir.