Yaşantımızda insanları “normal” ya da “anormal” olarak sınıflandırmak ne kadar doğrudur?
Bugün bu konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
İnsanlar fabrikasyon ürünler değildir. Birçok bileşenin bir araya gelmesiyle oluşan, durağan olmayan varlıklardır. Vicdanları, düşünceleri, duyguları, karakterleri ve daha sayamayacağımız pek çok unsur, her insanı kendine özgü kılar.
Sosyal hayatı, maddi durumu, içinde yaşadığı çevre, maruz kaldığı koşullar ve daha birçok faktör; insanın düşünce dünyasını, inançlarını ve hayata bakışını şekillendirir. Bu nedenle insanı anlamak, yalnızca dışarıdan görünen davranışlarıyla mümkün değildir. Asıl belirleyici olan; düşünceleri, idrak ediş biçimi ve eylemleridir.
Kısacası insan, belirli bir değer aralığına sıkıştırılamaz. Bu yüzden onu “normal” ya da “anormal” gibi kalıplarla tanımlamak doğru değildir. İnsanı tanımak ezberle olmaz; insanla yaşanır. Bir konuma yerleştirilmez, bir etikete sığdırılamaz.