Salih Yaz

Salih Yaz
Her gün mutlaka kitap okumalı, bol bol seyahat etmeli ve hayatın içinde olmalı. Yapabildiğim kadar... instagram.com/salihyazlali?ig...
1989 Cumhuriyet gazetesi
Ne Türk İslam sentezi, ne Suud‘un eli, ne Humeyni’nin bitmek üzere olan pili yetmemektedir Atatürk’ü yıpratmaya. Hatta onların girişimi, Atatürk’ün ne olduğunu, toplumdaki yerini ve etkisini daha iyi ortaya çıkarmıştır. Şimdi, bir kayaya çarpanın şaşkınlığı içindedirler.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çağdaş ve parasız eğitime, çağdaş öğretmen’e, çağdaş yeni insana, yeni harflere paydos diyecek boru çalmak üzere…
Sayfa 10·Kitabı okuyor
1989
Artık imam hatipler yüz binlerle ölçülüyor. Kamu kuruluşları onlarla dolu. Milletvekili oldular, bakan oldular. Fakültelerde bazı bölümlerde öğrencilerin %40’ı onlardan. Kamu kuruluşların her yerinin onlara dolması, polis, kaymakam, vali, yargıç… tüm görevlerinin oradan gelmesi. Korkunç bir gerçekle karşı karşıya olduğumuzu gösterir. 

Salih Yaz

, bir kitabı okumaya başladı
Mahmut Makal
9/10 · 17 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 7. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:27
Bazı kitaplar olay anlatır, bazı kitaplar ise bir dönemin ruhunu taşır. Talip Apaydın’ın “Akan Sulara Karşı” kitabı bende ikinci hissi bıraktı. Kitabı bitirdiğimde aklımda büyük olaylardan çok küçük insan anları kaldı. Zaten iyi anılar biraz böyledir sanırım; insanın hafızasına bağırarak değil, sessizce yerleşirler. Talip Apaydın’ın anlatımında en sevdiğim şey gösterişsizliği oldu. Kendini öne çıkarmaya çalışan bir dil yok. Yaşanmışlıkların içinden gelen sade ama güçlü bir anlatım var. Bu yüzden okurken bir yazarın cümlelerini değil, bir insanın hayatını dinliyormuş hissi oluşuyor. Köy Enstitüsü ruhu kitabın her yerine sinmiş durumda. Ancak bu durum sloganik bir noktaya taşınmıyor. Daha çok üretmeye, düşünmeye, okumaya ve insan yetiştirmeye inanmış bir kuşağın iç dünyasını görüyorsunuz. Benim için kitabın en güçlü taraflarından biri de insan sevgisini kaybetmemesi oldu. Hayatın zorlukları, dönemin baskıları, kırgınlıklar anlatılıyor ama metin hiçbir zaman nefretin içine düşmüyor. Bu da kitabı daha samimi hale getiriyor. Talip Apaydın’ı okurken zaman zaman kendi çocukluğumu, mahalleleri, eski insan ilişkilerini, yoksulluğun ama aynı zamanda dayanışmanın olduğu yılları düşündüm. Belki de bu yüzden kitap bana uzak bir hayatı değil, tanıdık bir hissi anlattı. Bugün hızlı tüketilen ve çabuk unutulan birçok metnin arasında “Akan Sulara Karşı” sakin ama kalıcı bir iz bırakıyor. Özellikle insan hikâyelerini, yakın dönem Türkiye’sini ve sade ama güçlü anlatıları sevenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Akan Sulara KarşıTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 201634 okunma