"Kabulleniş anları.En çok onları severim. Dünya'nın rengi hafifçe solar , yeryüzünden dalga dalga anlayış yükselir. Bulutlar onaylayarak titreşir .Kabullendiğimde daha olgun isterim."
Seni övüyorum,
Öğretileri gülünç kıldığın için
Ve eleştirdiğinden
Donacaklaşmaya yönelik inançları.
Seni, en çok seni özlüyorum
Ve öykünüyorum,
Öykülüyorum seni...
Seni yoruyorum , yorumluyorum.
Seni her görüşümde ,
Her karşıma çıkışında sen,
Her saklandığında, çocuksu...
Karşımda...
Senin her karşında durduğumda
Ben
Senin yanında
Seni düşünüyorum
Seni
Ben
Hiç unutmuyorum.
ET DIABOLUS INCARNATE EST. ET HOMO FACTUS EST.*
(Ve şeytan ete ve kemiğe büründü. Ve insan oluştu.)
Silet per diem universus , nec sine horrore secretus est; lucet nocturnis ignibus, chorus Aegipanun undique personatur: audiuntur et cantus tibiarum, et tinnitus cymbalorum per oram maritimam.*
(Evren suskundur gün boyunca lakin korkuyla bölünmüştür ; leyli ateşlerle ışık saçar ve Aegipan korosunun sesleri yankılanır her yanında: Deniz kıyısı boyunca flütlerin şarkısı ve zillerin çınlaması duyulur.)
Dr. Raymond’un, Pan’ı görmek istemesiyle başlayan kitap doğa ve kültür dikatomisini gözler önüne serer. Kalıplaşmış normlar içerisinde, kendisine inanılmayan bir toplumda Pan’ı geri döndürmek için deneyler ve testler yapan doktor, insanın doğayı araçsallaştırıp rafa kaldırdığı tanrıyı, dolayısıyla da doğanın gücünü geri istemektedir. Formsuz olandan form yaratmaya çalışır.