Mustafa Kemal, Cumhuriyetin ilk gününde, Cumhuriyetin ilk Başbakanı İsmet İnönü’ye yazdığı mektupta şöyle diyordu: Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu. Özgür bir toplum oluşturmak zorundayız. Çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız. Bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim. Allah yardımcımız olsun.
Yazmak rahatlatır beni
Sanki sana kavuşma anı gibi
Ama bilinen, o klişeleşmiş sözlerle anlatamam ben kendimi
Sözlerim arşı bulmalı
Oradan güneşle yüzüne yansımalı
Sıcak, gerçek
Ve ulaşamadığın kadar güzel…
Sensizlik ve onun getirdiği, kucağında bir hediye paketi gibi taşıyarak önüme bıraktığı, aslında içinde zaman ayarlı bir bombanın olduğu kutudaki karanlık. Yirmi iki güne ayarlanmış ve yirmi iki gün sonra kalbimin ana damarlarını paramparça ederek patlayan bir bomba…