Durduk yere ağlama nöbeti geçirenler iyi bilirler. Merhametsiz ve şefkatsiz dünyamızın azabıdır bu. Merhamet göreceklerini hissettikleri anda panikler ve oracıktan kaçarlar aslında. Bir sonraki ağlayışları da o şefkatli ellere dokunmuş kadar olduklarında gerçekleşir. Ama hiçbir zaman dokunmaz ya da dokundurmazlar. Acır çünkü daha çok acır. Bildikleri acıyı çekmeyi tercih ederler. Yeni bir acıya kapalıdırlar ve çok korkarlar. Daha yenisini, daha bilmediklerini, daha korkuncunu yaşamaktan kaçarlar.
Yaz mevsimiymiş her yer çok sıcak falan ama aslında hava soğuk üflüyordu.. Yürüyorduk varacağımız yer onbeş adım falan ama aslında yolun kendisi yürüyordu.. Ben bağırıyordum ortalık inliyordu falan ama aslında kimse duymuyordu.. İkindi uykusu gibiydi yaşadığım hayat Allah affetsindi...