Kitabı bitirdikten sonra yaşamadan bi insan nasıl bukadar iyi betimlemeler ortaya çıkartabilir derken küçük yaşlarda yaşadığı rahatsızlığın sonucunda kendi otobiyografisini dökmüş ortaya Peyami Safa. Tüm hayatını etkilediği hastalığı olan gencin, acılarını, yalnızlığını psikolojik yıkılmışlığının yaşadığı aşkla harmanlayarak psikolojik tahlil ve betimlemeleriyle sunmuş yazar. Hastane bölümlerinin geçtiği sayfalarda hastaneye yolu düşmüş olanların bildiği o hastane kokusunu tekrar içinize çekmiş gibi oluyorsunuz
Fetihler arttıkça daha da artıyor ve bundan kaçınılmaz olarak tel sonuç çıkıyordu ortaya: Yararlı olan, yalnız onun emelini gerçekleştirmek için çalışan, canla-başla buna katkıda bulunan idi. Ötekilerin yaşamaya hakları yoktu.
Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar da devlet olmadan yaşayamazlar: sobayı tutuşturan, yakan onlardır. Sobayı yanar tutmakla görevli olanlar da ona yakıt temin etmelidirler. Her şey buna bağlı!
Asya tarihinin en eski ve köklü efsanesi Aytmatov’un kaleminden çıkmış. Daha önce okuduğum kitapları gibi, sizi o dilinin hafifliğiyle beraber Cengiz hanla sefere çıkartıyor. Kitabın diğer kısmını gün olur asra bedel kitabını okuyup üzerine okuyacağım.