Kitapta yazar varoluş için mevcut olmak ve kaynakla bağ kurmak için insanın yapması gerekenin sırtındaki, ruhundaki ve bedenindeki yüklerden kurtulması gerektiğine vurgu yapmış. İnsanın acı yumağı olmayı bırakması için gözlem yapması farkındalık hali içinde olması gerekir. Varlık sevinci denilen şey dünyevileşmekten, sahip olma tutkusundan kurtulmaktan, biçimlere takılı kalmaktan uzaklaşarak mümkün olur. Şimdide yaşayan insan ruhu ve Varlık ile derinden bağ kurarak bütünleşir. İşte bu aşamadan sonra huzur ve Evren ile bir olma hali meydana gelir.
Yazar kitapta zaman, algı, acı, ıstırap, mutluluk, mutsuzluk gibi kavramlara farklı bir bakış açısı getiriyor. İnsanların çoğunun kendi zihni ve zihninde yer alan düşüncelerle özdeşleştiğini söylüyor. İnsan zihni şimdiki anın içinde bazen geçmişi bazen geleceği düşünür. Bunu yaparken de en kıymetli olan anda mevcut olmanın o huzur verici hissini kaçırdığını vurgular. İnsan zihni ile özdeşleştiğinde aynı zamanda acı bedeni ile de özdeşleşmiş olur. Böyle olunca da ıstırap yaşam şekline gelir. Oysa ki şimdiki anın içinde acı yoktur der. Kişinin şimdiki anda nasıl mevcut olabileceğine dair gelen sorulara yanıt olarak olanı gözlemlemek ve arada oluşan boşluklara dikkat ederek bedenin derinlerinde kaynağa doğru köklenerek şeklinde yanıt verir. Olan her neyse sadece kabul edip teslim olmak gerektiğini söyler. Bu şekilde ruh, zihin ve beden bütünlüğü sağlanır. Akabinde de Tezahür Etmemiş Varlıkla bağ kurulduğunu hissedersiniz diye açıklamış. Kitap okurların sorularına yanıt vererek bölümlere ayrılmış. Hayata dair her konuya aynı açılımı getirmiş. Şimdiyi yaşayın ve olanı kabul edin, olan her neyse onunla özdeşlelmek ve direnç göstermek yerine içinizden geçip gitmesine izin verin diyor. İkinci kitabında da bu kitapta anlattıklarının uygulaması var. Onu da okumanızı tavsiye ederim.