Utku

Utku
Kafayı yememek için okuduğum kitapları kaydediyom
"Hem bu güneşte daha fazla kalırsanız cildiniz bozulur, Basil de bir daha resminizi yapmaz. Yanmamaya özen göstermelisiniz; bronzlaşmak size hiç yakışmaz." "Yanarsam ne olur ki?" "Sizin için bu her şey demek Bay Gray." "Nedenmiş o?" "Çünkü genceciksiniz ve gençlik sahip olunabilecek en kıymetli şeydir." "Bana hiç de öyle gelmiyor Lord Henry." "Şimdi öyle gelmez. Günün birinde buruş buruş olup çirkinleştiğinizde, derin düşünceler alnınızda çizgiler bırakıp arzularınızın yangınları dudaklarınızı mühürlediğinde anlarsınız, hem de acı acı anlarsınız."
Sayfa 26 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İçeri girdiklerinde, duvarda efendilerinin portresini gördüler; portre, tıpkı onu son gördüklerindeki gibi, o mucizevi gençlik ve güzelliğiyle göz kamaştırıyordu. Yerde smokinli, kalbine bıçak saplanmış ölü bir adam yatıyordu. Adamın yüzü buruş buruş, sarkık ve tiksinti vericiydi. Ancak yüzüklerine baktıktan sonra adamın kim olduğunu anlayabildiler.
Sayfa 258 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Her sey geçici, ama hiçbir sonsuzluk, dün dudaklarında tattığım, içimde hissettiğim o ateşli deneyimi söndüremez! O beni seviyor! Bu kollar ona sarıldı, bu dudaklar onun dudaklarında titredi, bu ağız onunkinde kekeledi. O benim! Sen benimsin! Evet Lotte, sonsuza kadar.
Yüce Tanrım biliyor ya, etrafını birçok güzel şeyin sardığını gören, ama onlara dokunma izni olmayan biri gibiyim; dokunma insanların elbette en doğal içgüdüsü. Çocuklar gözlerine ilişen her şeye dokunmazlar mı? -Ya ben?
Tüm ümitlerinin gerçekleşeceği teminatını veren bir çok vaat, dayanılmaz arzularını çoğaltan cesaretli okşamalar tümüyle ruhunu sarar; bulanık bir mantıkla, tüm sevinçlerin önsezisizyle ruhu dalgalanır ve heyecanı doruğa çıkar, tüm arzularını kucaklasın diye kollarını açtığı anda sevgilisi onu terk eder. Donakalır, uçurumun başında hiçbir şey hissetmeden durur; etrafındaki her şey karanlığa bürünür, ne bir ümit, ne bir avuntu, ne de bir sezgi vardır!
Alıntı