Hayalhanem

Hayalhanem
@Sansasyonelgibi
Tarih Öğretmeni
11 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·325 syf.··
2026 3. kitabı
Algernon'a Çiçekler Her çiçek herkese verilmez, bazen en özel hisleri hissettirene verilir. Ama burada bir insana değil, bir fareye en güzel çiçeğin verilmesi istenmiş. Lütfen Algernon'un mezarına bir çiçek koyun. Evet, bir farenin mezarına bir çiçek konulması istenmiş, derin duygular hisseden birinin bu cümlede gözlerinin dolmama ihtimali yok. Bu özel kitabı elime ilk aldığımda bende farklı duygular ortaya çıkaracağına o kadar emindim ki ilk sayfasını çevirip okumaya başladığım an kitabın içine girip yolculuk yaptım ve Charlie ile tanıştım. Onun masumiyeti o kadar tatlıydı ki yüzünüzde gülümsemeye sebep olan bir sıcaklık vardı. Kitapta yazmış olduğu raporları okurken "Aaa, kitapta basım hatası var ya da ben okumayı mı unuttum?" demeye başladım ama sayfalar ilerledikçe aslında o cümleleri masum dünyasını anlatmaya çalışan Charlie'nin yazdığını anladım. O yazdıkça ben de merakla okumaya başladım. Düşük zekâ ile dünyaya gelen Charlie'nin saf ve temiz hayallerini gerçekleştirmek için vermiş olduğu muhteşem çaba sonucu, (ameliyat sonrası) bir anda gerçekleşmiş hayallerinin gemisinde kocaman bir okyanusta yalnız kalışı. Her ilerleyişinde yeni keşifler, yeni düşünceler ve umutlarla ilerleyişi. Tam da kelime ve cümlelerin derinleşip anlam kazandığı... Charlie'nin sevilmek ve değer görmek için vermiş olduğu mücadeleyi kazandığını düşündüğümde bir anda masalın kötü sonunu onunla birlikte görüp onunla yok olmak istediğim bir anın içine girdim. Algernon, kitabın ana karakterlerinden biri olan zeki faremiz, hikâyede bir dilek yıldızı, bir umutken, bir anda kendisiyle ışığını alıp gitti. Bir insanla aynı kaderi paylaşacağını düşünmek, daha doğrusu ışığının sönmesiyle Charlie'nin de onunla birlikte ışığını kaybetmesi, tekrar eski Charlie olması ve sadece Algernon'u hatırlayıp
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·622 syf.··
2024 6. kitabı
Herkesin içinde yatan gizli bir Oblomovculuk vardır. Önemli olan bunu daha derinlere taşıyıp kendini yok etmemektir. Bu kitapta bu düşünce üzerine yazılmış bir kitap; insan kendi ışığı olabilir, eğer isterse hem kendini hem de etrafını aydınlatacak büyük bir ay ışığına sahiptir.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
7/10
·167 syf.··
2024 2. kitabı
Doğu'nun Limanları Aşk, dostluk, savaş ve tarihin bir araya gelmesiyle harmanlanmış bir eser. Okurlar kitabın kapağını açtığı an büyük bir maceranın içine sürüklenmekle kalmayacak aynı zamanda geçmiş ve gelecek ile yüzleşecek. Geçmişin anıları ile geleceğin belirtisini bütünleştireceğimiz, geçmişten kopmayıp geleceği gönül gözüyle göreceğimiz bir kitap... Kitapta geçen duygu yoğunluğu, karakterlerin bulunmuş olduğu durumların cümlelere dökülmesi bir nevi duygular ve cümlelerin birbirine ayna oluşu söz konusu... Kitapta geçen olay örgüsü ve mekanlar arasındaki geçiş o kadar hızlı ki, bazen anlamakta zorlandım. Bazı sayfaları tekrar tekrar okumak zorunda kaldım. Dili sade ve akıcı, ama olay örgüsü biraz karışık geldi. Buna rağmen heyecanımı kaybetmeden okuduğum bir kitap. Tarihin izlerini bir çocuğun omuzlarında görebiliyorum, daha doğrusu bu izleri onun omuzlarına yüklemek isteyen bir babayı, ona ne olmak istediğini, ne yapmak istediğini sormayan ve onun adına hayal kuran bir baba, oğlunun bir devrimci olmasını isteyen beklentileri yüksek bir baba. Ama kendi hedefleri ve hayalleri olan bir çocuğun doktor olma isteği, Direnişçi olmak istemezken, bir direnişçinin doğuşu söz konusu... Bazen insan yanlış gibi gözüken doğrularının peşinden gitmeyi bilmeli. Bize yanlış gibi görünenin arkasındaki sır perdesini aralayabilirsek, o zaman gerçeğe ulaşabiliriz. Neden iki farklı ırka mensup insanlar arkadaş olmasın ki? Bu gayet doğal olmalı, kınanmamalı. Şu an bile bu konu hakkında görüş ayrılığı var. Bazen bu ayrılığa isyan etmeli, tıpkı kitaptaki karakter gibi.
Doğunun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 199840,2bin okunma
Küçüğüm ama büyük bir dünyaya sahibim...
10/10
·108 syf.··
2024 1. kitabı
Küçük bir dünya düşünün, bu dünyanın aslında Küçük olmadığını, sadece büyüklerin gözünde küçük ama çocukların gözünde ise kocaman bir dünya olduğunu düşünün... Bunun sebebinin ise bakış açısından kaynaklandığını... Yetişkin bir birey daha doğrusu içindeki küçük çocuğu öldüren ya da öldürenlerin o bireyde bırakmış olduğu olumsuz etkilerin nelere sebebiyet verdiğini bilmek kadar acı bir şey yok. İnsan neye nasil bakmak isterse, baktığı nesneyi o şekilde görür yani görmek istediği gibi. Yetişkinlerin dünyaya küçük bakması aslında onların istemi ile Olan bir şey değil onların kocaman dünyasını başına yıkıp küçük bir dünya izlenimi verende yine bir insan... küçük prens sadece bir çocuk kitabı değil ve olmamalı, bir yetişkin kitabida olmalıdır. Felsefik bir kitap olması, içinde bir çok sorunun bulunması ve o soruların sorgulanıp gerçek duygularla cevaplanması gerekiyor. Kitabın içinde bulunan bölüm karakterleri ise tamamen gerçek dünyada bulunan karakterleri konu alıyor. Ve bunların bir çocuğun gözünde nasıl göründüğü ise gayet güzel bir şekilde anlatılmış... Ben kitabı sevdim, umarım Kitapta ben onu okurken beni sevmiştir...::)))
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Günce Uluslararası Yayıncılık · 2021280bin okunma
10/10
·183 syf.··
2023 2. kitabı
Şeker portakalı ; Okumam gereken ilk kitap sen olmalıydın. Seninle ve içinde barındırdığın Zeze ile yıllar önce tanışmış olmam gerekirdi. Neden mi ? Seni çocukken tanımış olsaydım ben de yalnızlığımı seninle paylaşabilirdim Biliyor musun? Zeze, ben senin yaşlarında iken hiç arkadaşım olmadı, konuşup içimi dökebileceğim ya da etrafı keşfedebileceĝim bir olmadı. Konuşacağım bir Şeker portakalı fidanım bile olmadı. Bu yüzden hep içime kapandım, yaramazliklarimi bile sessizce gerçekleştirdim. Yakalanınca azarlandim, ağlatıldım ve hep susturuldum. Ama sen güçsüz değilmişsin Zeze konuşmuşsun, konuşurken karşında seni dinleyen iyi ya da kötü söylediklerine tepki verenler olmuş benim hiç öyle bir şansım olmadı Zeze. Aslında ben, sayfalarında sana yer veren kitabı okurken o sayfalarda sen olmak istedim Zeze. Kitap mükemmel ötesi bir eser, karakterler ve karakterler için yazılan her bir cümle beni içine alıp uzun bir yolculuğa çıkardı. O yolculuğun bitmesini hiç ama hiç istemedim ama her şeyin bir sonu olduğu gibi Zeze ile olan yolculuğumda bitti. Güzel kalpli Zezem fakirlik bazen parasızlık değil, fakirlik bir çocuğun sevgisiz bırakılması onun yok sayılmasıda oluyor. Ama senin en güzel zenginliğin ne olursa olsun seni seven ailen olmuş...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,4bin okunma