Hayalhanem

Hayalhanem
@Sansasyonelgibi
Tarih Öğretmeni
11 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı

Hayalhanem

, bir kitap okudu
7/10
·142 syf.·
2026 4. kitabı
Namık Kemal
7.7/10 · 49,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·325 syf.··
2026 3. kitabı
Algernon'a Çiçekler Her çiçek herkese verilmez, bazen en özel hisleri hissettirene verilir. Ama burada bir insana değil, bir fareye en güzel çiçeğin verilmesi istenmiş. Lütfen Algernon'un mezarına bir çiçek koyun. Evet, bir farenin mezarına bir çiçek konulması istenmiş, derin duygular hisseden birinin bu cümlede gözlerinin dolmama ihtimali yok. Bu özel kitabı elime ilk aldığımda bende farklı duygular ortaya çıkaracağına o kadar emindim ki ilk sayfasını çevirip okumaya başladığım an kitabın içine girip yolculuk yaptım ve Charlie ile tanıştım. Onun masumiyeti o kadar tatlıydı ki yüzünüzde gülümsemeye sebep olan bir sıcaklık vardı. Kitapta yazmış olduğu raporları okurken "Aaa, kitapta basım hatası var ya da ben okumayı mı unuttum?" demeye başladım ama sayfalar ilerledikçe aslında o cümleleri masum dünyasını anlatmaya çalışan Charlie'nin yazdığını anladım. O yazdıkça ben de merakla okumaya başladım. Düşük zekâ ile dünyaya gelen Charlie'nin saf ve temiz hayallerini gerçekleştirmek için vermiş olduğu muhteşem çaba sonucu, (ameliyat sonrası) bir anda gerçekleşmiş hayallerinin gemisinde kocaman bir okyanusta yalnız kalışı. Her ilerleyişinde yeni keşifler, yeni düşünceler ve umutlarla ilerleyişi. Tam da kelime ve cümlelerin derinleşip anlam kazandığı... Charlie'nin sevilmek ve değer görmek için vermiş olduğu mücadeleyi kazandığını düşündüğümde bir anda masalın kötü sonunu onunla birlikte görüp onunla yok olmak istediğim bir anın içine girdim. Algernon, kitabın ana karakterlerinden biri olan zeki faremiz, hikâyede bir dilek yıldızı, bir umutken, bir anda kendisiyle ışığını alıp gitti. Bir insanla aynı kaderi paylaşacağını düşünmek, daha doğrusu ışığının sönmesiyle Charlie'nin de onunla birlikte ışığını kaybetmesi, tekrar eski Charlie olması ve sadece Algernon'u hatırlayıp
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Bir insan kendi olduğunu nasıl ispat eder ki? Varlık, gerçekten de bir kâğıt parçasına mı bağlıydı? Descartes'ın, "Düşünüyorum, öyleyse varım." sözü, bu bürokratik cehennemde "Kâğıdım var, öyleyse varım"a mı dönüşmüştü? Kayıtlı değilsen yoktun.
Sevdanın temelinde belki de bu vardı: seçilmiş olmak, ayrıştırılmış olmak, diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak. İşte bu, sevdanın ilk adımı değil miydi?
Alıntı