Şeker portakalı ; Okumam gereken ilk kitap sen olmalıydın. Seninle ve içinde barındırdığın Zeze ile yıllar önce tanışmış olmam gerekirdi. Neden mi ? Seni çocukken tanımış olsaydım ben de yalnızlığımı seninle paylaşabilirdim Biliyor musun? Zeze, ben senin yaşlarında iken hiç arkadaşım olmadı, konuşup içimi dökebileceğim ya da etrafı keşfedebileceĝim bir olmadı. Konuşacağım bir Şeker portakalı fidanım bile olmadı. Bu yüzden hep içime kapandım, yaramazliklarimi bile sessizce gerçekleştirdim. Yakalanınca azarlandim, ağlatıldım ve hep susturuldum. Ama sen güçsüz değilmişsin Zeze konuşmuşsun, konuşurken karşında seni dinleyen iyi ya da kötü söylediklerine tepki verenler olmuş benim hiç öyle bir şansım olmadı Zeze. Aslında ben, sayfalarında sana yer veren kitabı okurken o sayfalarda sen olmak istedim Zeze.
Kitap mükemmel ötesi bir eser, karakterler ve karakterler için yazılan her bir cümle beni içine alıp uzun bir yolculuğa çıkardı. O yolculuğun bitmesini hiç ama hiç istemedim ama her şeyin bir sonu olduğu gibi Zeze ile olan yolculuğumda bitti. Güzel kalpli Zezem fakirlik bazen parasızlık değil, fakirlik bir çocuğun sevgisiz bırakılması onun yok sayılmasıda oluyor. Ama senin en güzel zenginliğin ne olursa olsun seni seven ailen olmuş...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,5bin okunma
Ben bir insandım.( Bazen karşımızdakinin insan olduğunu, onun da duygulari olduğunu unutuyoruz, unutmakla kalmıyor yok sayıyoruz. Ve bu, insanlığa yapılan en büyük kötülüktür.
Harese nedir; bilir misin ? harese şudur:
develere çöl gemileri derler bilrsin, bu
mübarek hayan üç hafta yemeden içmeden
aç susuz çölde yürür de yürür o kadar
dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok
sevdikleribir diken vardır. gördükleri yerde o
dikeni koparır- çiğnemeye başlarlar.keskin
diken devenin ağzında yaralar açar, o
yaralardan kan akmaya başlar. tuzlukan
dikenle karışınca bu tad devenin daha çok
hoşuna gider. böylece yedikçe kanar,
kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz
ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve.
Bunun adi haresedir.
Insanlar, birbirini öldürürken kendilerini
öldürdüklerin ve kendi kanları ile sarhoş
olduklarını anlamazlar. Her insanın her
coğrafyanın güzel bir masalı yoktur, özellkle
Mezapotamya 'nın yoktur içinde acı, keder,
cinayet, ask, ölüm, soykırım vardır bunlar,
masalın üzerine kabus gibi çökmüs birer
gerçek. Pişmanlğın, af dilemenin gelmiş
geçmiş en büyük kraliçesini bulmak gerek, bu
topraklardan, bu toprağın insanlarından af
dilemesi için. Kanlı bir toprakta hiç
olmayacak birine aşık olunur mu? insanların
ve hiçbir dinin istemediği, günah saydıği bir
aşk mezapotamya toprağına yakışır mı?lşid
denilen kendini dindar sayan farelerin
insanları din adi altinda türlu türlü
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma