Güzel bir annelik eleştirisi. Fransız kadını üzerinden anlatılan tüm kadınlara mal edilebilecek tespitler var. Son 40-50 yılda bir kadın için anneliğin toplumda dönüşümü detaylı olarak inceleniyor. Pek çok kaynaktan ve istatistiksel analizden yararlanan kitabı bir sosyoloji kitabı, feminizm konulu bir kitap ya da bilimsel bir kitap olarak okumak mümkün. Feminizmin anlatıldığı/eleştirildiği pek çok kaynakta olduğu sert bir üslup var evet, yalnız, bu üslup kendine bir taraftar toplamaktan ziyade bilimsel anlatimin sebep olduğu bir sertlik olarak yorumlanabilir.
Çok spesifik bir konu. İlgisi olanlar için yeni bilgilerden ziyade kaynak önerileri yoğun olan bir kitap. İlgisi olmayan birinin 200 sayfa boyunca yorulmadan okuyabilecegini sanmam. Dili akıcı olmasına rağmen örneğin bir annenin bebeğini emzirmesinin pek çok kuruluş tarafından nasıl yorumladığı ve yıldan yıla gelişmeleri onlarca sayfa boyunca okumak çok sıkıcı olacaktır. Okumak isteyenlerin bunu göze alarak başlamalarını öneririm.
Yine de benim için güzel bir okuma oldu. Okuyacak olanlara keyifli okumalar.
Kadınlık mı Annelik miElisabeth Badinter
Eğer iş dünyası hayal kırıklığı yaratıyorsa, size hak ettiğiniz mevkiyi vermiyorsa, size
ne umduğunuz sosyal statüyü ne de parasal özgürlüğü sunuyorsa o zaman işten ne beklentiniz olabilir ki? Bu nedenle kadınların çoğu annelik statüsünün de ayrı bir değeri olduğunu ve çocuklarının bakımı ve eğitiminin kendi başyapıtları olabileceğini düşünmeye başlar. Her zaman acelesi olan, mesleki ve ailevi gereklilikler arasında iyi kötü bir denge kurmaya çalışan anneler, yeni bir motto edinirler: Çocuklar önceliklidir!
Geleneklerdeki devrim iyi eğitimli erkekleri ve kadınları birbirine yaklaştırırken, bu kadınları, daha az eğitimli olanlardan tamamen uzaklaştırmıştır.