Abdulkadir İçel

41 kere maşallah
Reklam
Geri gelen mektubun hikayesini bilirsiniz. Davasından başka birşey bilmezken tövbe ettirecek bir sevdaya kapılır insan. Yalnız güneş her doğduğunda yeni bir umut, yeni bir fırsat için Allah'a şükrederken kendini gayya kuyusunda bulabileceğin bir durumdur da aşk. Çaresiz çare...
Yola çıkmalı insan paklanmak için. Okurken yola çıkmalı hem zihnen hem bedenen. Önce zihnini temizlemeli. Sonra insanlara ulaştırmalı.
Herkesin karşısına çıkacak son ve hakiki kapı. Allah nasıl bu dünyaya tertemiz geldiysek aynı şekilde tertemiz ayrılmayı nasip etsin. (Ulucanlar Cezaevi Müzevi)
Vefa
Yaşlı gözüm ve suskun dilimle geldim sana. Yüreğimde hala sen, vakte yemin olsun ki. Yaz yağmurlarında açılan yaramdın, duam oldun Allah'a. Secde ettim vakta ki sardı hicran yüreğimi. Hikmetini anlamaz insan maalesef her başına gelenin. Sen bana açılan sabrın en güzel kapısıydın. İsyan değil şükrüm oldun benim. Ben ise adını unuttuğun eski bir arkadaş sana. Hatırlar mısın o gün birlikte ağlardık. İlk defa gözyaşlarımızla vedalaştık. O gün bir devrin bitişiydi ancak Ben kürkçü dükkanından çıkamadım hala. Bir yoldaş isterdim hep yanımda. Yüreğimse seni arardı her vuruşunda Heyhat ki pişmanlık fayda vermez yıllar sonra. Anladım kalp kalbe karşı değilmiş her defasında.
Reklam