Sevgilisini boş yere bekleyen bir erkek için gece bitmek bilmez; gündüzleri çalışan işçi için bir gün kısa bir süre değildir; sert bir ananın kolları arasında yaşayan genç bir kız için bir yıl yüzyıl gibidir; isteklerimi, umutlarımı geciktiren her an bana dayanılmaz bir uzunlukta gelir.
Elbet sabah da olur, zamanı gelince, elbet, yalnız kentlerin, denizlerin, düzlüklerin üstünde doğacak değil ya güneş, elbet burada da, olduğumuz yerde de, karların, buzlu kayaların üstünde, ağaçsız çıplak dağlarda da doğar güneş, tüm güzelliğiyle, tüm korkunçluğuyla.
Yoksa ölümüne bir tanık mı arıyorsun?
Hiçbir şey aramıyorum.
Yoksa yaşamına bir tanık mı arıyorsun?
Eğer öyleyse, korkma, bulunur. Her ikisi için de.
Düşsel olsa nasıl yaşadığını nasıl öldüğünü, başkalarına anlatır, eğer bütün derdin buysa.