Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum...
Takıntıların en güzeli en masum olanıdır. Bu masumiyet bir küpeye, bir tuzluğa, bir izmarite sığdırılan; anıların mutlulukların, aşkların, öpüşlerin timsalidir. Orhan Pamuğun böylesine bir kurguyla karşıma ilk okuduğum kitabıyla çıkması hoşuma gitmişti. Bu kadar ustaca her malzemeyi anlatması ve bunlarla bir müze oluşturulması romanın gerçek olmadığının işkencesini çekmemize neden oluyordu. Her an sevdiğinin hayalini görmek hayal olduğunu bile bile bunun mutluluğunu yaşamak, sabrının taş kıracak boyutlara ulaştığı sekiz yılın içinde herkes televizyon izlerken Kemal'in Füsun'un ellerini boynunu seyretmesi, dudağının hafif bir kıvrımıyla tüm kötülükleri unutması kitabı bazen kapatıp tavana bakıp gülümsemenize neden oluyor.
Ve diyordu ki kitapta "Sonu mutlu biten bütün aşk hikayeleri, birkaç cümleden fazlasını hak etmez zaten!" 495 sayfanın her cümlesini tek tek hak etmiş bu kitabın başındaki düşüncelerinizle sonundaki düşünceleriniz aynı olmayacaktır.
İyi okumalar ve unutmayın "Hayatta, esas mesele mutluluktur. (Sf/96)"