İlk defa böylesine düşük bir puanlama yapıyorum. Kesin bir 3.5-4 benim için. Maalesef bu sene okuduğum en kötü kitaplardan biri oldu. En azından neleri okumamam gerektiğini anladım; sevindirici bir haber.
Konusu gayet sıradan. Hiç öyle altında anlam aramaya falan gerek yok. Kim olduğumuza bakmaksızın hepimizin çektiği kişisel sorunların, zihinsel zorlukların ve maddiyat için edinilen çilenin İspanya halinden ibaret o kadar. Ülkemiz okurları çokça içselleştirebilir ancak zaten bu durumu yaşadığımızdan bizim için birer biyografi olmaktan öteye geçemez. Yeni bir şey yok.
Husus, çağdaş dönem edebiyatı eserlerine olan karşıtlığım değil, beğenemiyorum evet ama bu bir neden değil. Ana karakter örneğin, içi bomboş. Kelimenin tam anlamıyla böyle. Yazılmamış, bir kenara fırlatılmış resmen. Sanki yazar da yazdıkça bir şeyler eklermişçesine hareket etmiş. Güncel atıflar, isimler, caddeler, markalar vesaire, "ah evet, bunu biliyorum, tamam" demekten başka hiçbir şeye katkıda bulunmuyor. Elinizde kalan yine, ana karakterin nedenini asla bilmediği şekilde deneyimlediği hemen hemen her şeyden hoşnutsuzluk duyduğunu türlü şekillerde dile getirişi oluyor. Derken anlıyoruz ki kitabın tek tutarlı ve anlaşılır noktası başlığıymış. Kitap kulübümüzde okumasak asla elime alacağım bir kitap olmazdı benim için.