Diğer kişilikleriyle yazdığı derlemeyi ("Hiçliğin Bilgisi") bu kitabıyla karşılaştırdığımda aynı tadı alamadım. Fakat bunun ardında yatan nedeni, öncelikle, kendi adıyla yazmış olmasına yoruyorum. Yani başka karakterlere bürünmeden hareket ettiğinden duygusal veya mantıksal çeşitlilik sınırlı.
Kaldı ki zaten kitabın bütünlüğü bir inşaat şeklinde. İlk defa karşılaştığım üzere, kitabın en sonuna yerleştirilmiş içindekiler bölümünde bunu (derli toplu halde) görebiliyoruz. Bütünü oluşturacak katmanları üst üste bindirip her birinin altında katmanın anlatmak istediğine ait türden kavram ve tarihi kişiliklere atfen şiirler mevcut. Böylesine bir yapının oluşturulması dahiyane bir fikir.
Fakat şiirlerin baskın teması milliyetçi hisler ve dini görüşlerden ibaret. Bunu da yargılamıyorum çünkü içeriğin mantığı adına bu gerekli. Ancak anladığım o ki, ben Pessoa'nın felsefi yaklaşımlarını daha çok sevmişim.
Kısacası bölümlendirmeler yerinde, şiirlerin içeriği buna uygun ama bana önceki okumam kadar şevk vermedi, türlü hislere sürüklemedi. Belki de bir Portekizli olmadığımdandır. Dönemsel olarak tarihini, kişiliklerini ve etkilerini bilmeden duygular uyandırması zor görünebilir. Anlam bütünlüğünü bir kenara bırakıp da sadece betimlemelerine, kafiyelerine, metaforik yaklaşımlarına (anlaşıldığı kadarıyla) odaklanınca da filtreden geçirilmiş bir biçime kavuşuyor. Nadiren not alabildiğim ve özellikle yarısından sonra görece az etkilendiğim şiirlerdi.
Eğer "Mesaj" Pessoa'dan okuduğunuz ilk eserse ve benim gibi düşünüyorsanız, diğer kişiliklerine şans vermek sizin için çok daha yararlı olacaktır.