İlhan Çelik

İlhan Çelik
Şiir ve düzyazılarımdan oluşan kitabım Dokuma Sözler - İlhan Çelik Link: ilhancelik.taplink.bio - Çevrim içi edebi topluluğum: taplink.cc/ilkguz
8/10
·325 syf.·
2025 24. kitabı
Uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı. Adını ara sıra duyuyordum ve her seferinde hakkında duygu dolu olduğuyla ilgili yorumlar alıyordum. Sonunda okuma fırsatı buldum ve kitap koşuma gitti. 50+ yıl öncesinde yazılan bir eser olmasına rağmen sanki bir iki sene önce yazılmış gibi bir his verdi bana. Anlatılanlar günümüzle uyumlu ve garip gelen hiçbir nokta yoktu. Olayın bilim kurgu kısmı da çarpıcı. Çünkü bilimsel anlamda sade bir başlangıç yer alırken ara sıra bize sunulan bilimsel anlatımlar hakiki bir biçime kavuşturuyor eseri. Sanki bu anlatılanlar yaşanmış da, deney hakkında şüphe duymaya yer yokmuş gibi. İşin insani boyutu ise, duygu dolu kısımları ve bizi hüzünlü hislere sevk edebilecek yanlarıyla birlikte gerçekliğin acı bir yansıması. Bu hem karakter bazında hem de onun gözlemlerinde vurucu bir etki bırakıyor okurda. En önemli kısım elbette anlatım biçimi. Düzenli olarak tutulan deney raporları olarak deneğin düşüncelerini okuyoruz kitap boyunca. Gayet hoş düşünülmüş ve türe uygun bir hava yaratmış. Sade, akıcı, anlaşılır, ilgi çekici bir bilim kurgu eseri okumak isteyen ya da türe giriş yapmayı düşünenler için gayet ideal olduğunu düşündüğüm bir kitap. Merak edenler filmini de izleyebilir.
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·248 syf.·
2025 23. kitabı
İspanyol Edebiyatı okurlarına kesinlikle tavsiye edebileceğim ancak Javier Cercas'tan -diğer romanlarını okumadığımdan- tavsiye edip etmemem gerektiğini bilemediğim kitap. Cümleler çok uzun. Hatta öyle ki bir cümle bir sayfa kadar sürebildiği gibi içinde beş-altı cümleyi barındırabiliyor. Aslında kopmadan anlatım sunduğu bu gibi yerler betimlemeyi pekiştirebilir, bu sizin okuma tarzınızla alakalı. Bölümler çok uzun. Kitapta sanırım üç-dört bölüm var. Parça parça okumayı seviyorsanız bu yorucu gelebilir. Çevirmene (Gökhan Aksay) sevgiler, bana kalırsa başarılı ve doyurucuydu. Yukarıdaki nedenlerden ötürü kolay bir iş olmadığını düşünüyorum, tebrik ederim. Anlatı yarı-kurgusal (yaşananların gerçekliğinden pek emin olamadığımızdan böyle deme ihtiyacı güdüyorum) bir anı niteliğinde. Yazarın yaşamını, onun hayatına belki de ondan daha çok etki eden bir arkadaşının hayatıyla öğreniyoruz. Sanki kendi varlığı onunki olmadan tam anlamıyla var olamazmış gibi. Böylece bunun bir kurgusal otobiyografi mi yoksa kurgusal biyografi mi olduğunu söylemek güç. Yazarın yazar olma sürecinin içine sızan ve yer yer ele geçiren savaş anlatısı, bu konuyu beklemeyen okurlar için belki yorucu gelebilir. Arkadaşlarım kitabın başlangıcından itibaren akıcı olduğunu söyleseler de ben bunu yarısından sonra bulabildim. Üstünde düşündükçe ne çok konuya değindiğini fark edip şaşırdığım ancak aynı zamanda bir çırpıda anlatılanlara tam anlamıyla tutunamadığım, dolayısıyla ikircikli kalmama sebep olan, nitekim merakımı da çelen bir yazar ve kitaptı. Bakın, tıpkı Javier Cercas gibi bir cümle kurdum; uzun ve bitmeyen ancak birçok şey anlatmak için çabalayan bir cümle.
Edebiyat
Işığın HızıJavier Cercas · Everest Yayınları · 202099 okunma
10/10
·88 syf.·
2025 22. kitabı
Ziya Gökalp önemli bir figür hiç şüphesiz. Türkçülüğün önemli ve başat aktörlerinden. Kaynakları güzelce verilen dönemlerde yer alan şiirleri bir arada sunulmuş. Bunları bir Yeni Hayat bakış açısıyla ele almış zamanında. Çünkü medeniyet anlayışının, şiirlerinde değindiği konularda (din, ilim, vatan, millet, ahlak, kadın, medeniyet, aile, devlet ve nicesi) olması gerektiğini savunan bir düşünce yapısı var. Eski kelimelerin güncel kullanımları mutlaka belirtilmiş. Ancak okuması yine de zorlayıcı gelebilir. Kitabı birkaç kez okumak pekiştirici olacaktır. Mustafa Kemal'in de sıkça atıf yaptığı yazarın şiirlerinde, Atatürk'ün bazı cümlelerini görüyor gibiyim. Ancak büsbütün onun ideal devlet anlayışını taklit ettiğini ya da kopyaladığını söyleyemeyiz. Gökalp, Turan ülküsünü ve ümmetçilik anlayışını kendince ön plana çıkarmakta. Ancak Atatürk bu iki kavramı çok dikkatli ele almış ve Türklük kimliğini daima merkeze almıştır. Yine de, Gökalp'in döneme uygun ve aşırılıktan uzak idealist fikirlerinin, cumhuriyetin gelişimiyle birlikte (kendisi 1924’te vefat etmiştir) değişebilirdi diye düşünüyorum. Her halükarda, sadece okunması değil, aynı zamanda derinlemesine anlaşılması gereken bir Türkçü düşünür, sosyolog ve fikir adamıdır.
Şiir
Yeni HayatZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 2025500 okunma