İlhan Çelik

İlhan Çelik
Şiir ve düzyazılarımdan oluşan kitabım Dokuma Sözler - İlhan Çelik Link: ilhancelik.taplink.bio - Çevrim içi edebi topluluğum: taplink.cc/ilkguz
7/10
·82 syf.·
2025 27. kitabı
Bilim kurgunun henüz adı konmamışken yazılan öncül eserlerini okumak her zaman durup düşünmemi ve hayallere dalmamı sağlıyor. 1638'de yazılan bir eserden bahsediyoruz burada, dile kolay. Dünya tarihinde de ilk sayılmasa bile İngiliz Edebiyatı'nın ilk bilim kurgu eseri olarak görülmekte. Astronomiyle ilgili bazı temel bilgilerin henüz tam anlamıyla oturmadığı dönemlerde yazılmış. Yazar ise bir piskopos ve Jonathan Swift onun soyundan gelmekte. Bu yüzden "Gulliver'in Gezileri" kitabının bu eserden etkilenmiş olabileceği belirtiliyor. Okudukça buna hak vermemek elde değil. Anlatı dönemin yaşantısında yer alan kurgusal birinin hayatını aktarırken beklenmedik bir biçimde hız kazanıyor. Kaldığı adada evcilleştirdiği kuğularını kullanarak kişisel bir hava aracı oluşturuyor ve adanın bir ucundan diğerine kolaylıkla gidebiliyor. Bu durum onun birden bire aya gitmesine sebep oluyor. Devamında ise aydaki yaşamı, tanıştığı kişileri, geçirdiği günleri anlatıyor. Türün öncül eserlerini okurken zamanın ruhunu asla akıldan çıkarmamak gerek. Günümüzde okunduğunda çok sade ve basit gelecek bu öykülerin yazarları, onları kendi yüzyıllarında, dünyanın farklı yerlerinde ve içinde bulundukları şartlarda oluştururken gerçekliğin birçok yanına karşı gelen, meydan okuyan kimselerdi. Gerçekten de devlerin omuzlarında yükseldiğimizi hatırlatıyorlar bana.
Edebiyat
Ay'daki AdamFrancis Godwin · Fihrist Kitap · 202149 okunma
Reklam
8/10
·64 syf.·
2025 26. kitabı
7.5'tan 8 yıldız. Wells bilim kurgu türü bakımından benim için kıymetli bir yazar. Birçok usta yazar için de geçerli. Bu kısa anlatısı ise bir bilim kurgu öyküsü değil, geçmiş ve gelecek konusunu bir arada ele alıp kendi düşüncelerini dile getirdiği bir açıklama. Genel itibarıyla geçmiş ve geleceği ikilik düzeninde ele alarak başlayıp kendi görüşüne göre örneklendirmeler sunuyor. Karşılaştırmalar yaparak öncesinde ikisi arasındaki farkı anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken sözlük anlamlarından öte, insana ve toplumu yansıyan yapısıyla yapıyor bunu. Okurken -öncesinde yazdığı Zaman Makinesi eserinin alt metninde yatan politik düşüncelerini aklımda tutarak- tek taraflı bakıp bakmadığına da dikkat ettim. Karşılaştırmalarını eğitimli toplumlar, batı-doğu ayrımı gibi taraflarla ifade ederken bahsedilenlerin tümüyle mantıksız olduğunu düşünmedim. Ancak bazı sosyalist ve komünist ütopik düşünceleri (Atatürk'ün de onun anlatımına atıf yaparak makul bulmadığını belirttiği birleşik dünya ülkeleri topluluğu gibi) de burada yer bulmuş durumda. "Geleceğin elde etmeyi umduğumuz bilgisi bireysel değil geneldir; kişisel irademizi engelleyecek ya da bizi sorumluluklarımızdan kurtaracak bir tür bilgi olmayacaktır." (sf 38) Açıklamasının sonuna doğru konunun geldiği noktayı -M P Shiel eserine de atıf yaparak- bilim kurgusal yönden ele aldığını söyleyebileceğimiz örnekler var. Burada, geleceğin belirsizliği ve bilime rağmen varsayımların zorluğu çerçevesinde altı çizilesi birkaç açıklaması var. "İnsanın değişmez ve tamamlanmış olmadığı gerçeği, geleceğin bilimsel keşfinde karşımızda çıkan büyük, kontrol edilemez ve rahatsız edici gerçektir ve bana göre, ne olursa olsun, insandan sonra ne gelecek sorusu, dünyadaki en sürekli büyüleyici ve çözülmeyen sorudur." (sf 42) Genel açıdan
Felsefe
Geleceğin KeşfiH. G. Wells · Ganzer Kitap Yayınları · 202040 okunma
7/10
·176 syf.·
2025 25. kitabı
Rüya ile ekilen bir tohumun hissizce çiçeklenmesi ve sonunda bir ağaca dönüşüp köklerine varması. 7 yıldız verdiğim kitabın özeti bu olsa da kulağa çok olumlu geliyor. Ancak kazın ayağı öyle değil. Bu kitap göründüğünden pek farklı. Öncelikle başlığa aldanmamak gerek. Fiziksel anlatımını içerse de aslında bütünüyle bakıldığında daha çok bir metafor olarak nüksetmekte başlık. Yine de üç bölümden oluşan bu öykünün ilk bölümü bile başlı başına ilgi çekici ve yeterli hissettiriyor. Ama asıl şaşırtan nokta, kitabın sonraki iki bölümünün nereye gideceğiyle ilgili kesinlikle bir varsayımda bulunamayışımız. Bağlantılı olmalarına ve ana karaktere dönen olaylara yer verilmesine rağmen beklenmedik bir yapısı var. Hatta rahatsız edici boyutta. Evet, bu kitabı tek kelimeyle tarif etmek istesek rahatsız edici demek çok daha yerinde olurdu. Nitekim bu rahatsızlık duygusu olabildiğince doğal bir şekilde verilmiş. Bu da iğrenerek okumanıza varacak kadar ileri gitmesini sağlamış yazarın. Çok acayip bir kitap o yüzden. Hem sinirleriniz bozuluyor hem de kendinizi daha fazlasını okurken buluyorsunuz. Yine de kitabın birkaç bölümünün daha olmamasına çok sevindim. Kararında bir bitiş olmuş. Gerçi yazarın dediğine göre, tıpkı karakter gibi güçten düşmüş ve sonlandırmış.
Edebiyat
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma