7.5'tan 8 yıldız.
Wells bilim kurgu türü bakımından benim için kıymetli bir yazar. Birçok usta yazar için de geçerli. Bu kısa anlatısı ise bir bilim kurgu öyküsü değil, geçmiş ve gelecek konusunu bir arada ele alıp kendi düşüncelerini dile getirdiği bir açıklama.
Genel itibarıyla geçmiş ve geleceği ikilik düzeninde ele alarak başlayıp kendi görüşüne göre örneklendirmeler sunuyor. Karşılaştırmalar yaparak öncesinde ikisi arasındaki farkı anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken sözlük anlamlarından öte, insana ve toplumu yansıyan yapısıyla yapıyor bunu.
Okurken -öncesinde yazdığı Zaman Makinesi eserinin alt metninde yatan politik düşüncelerini aklımda tutarak- tek taraflı bakıp bakmadığına da dikkat ettim. Karşılaştırmalarını eğitimli toplumlar, batı-doğu ayrımı gibi taraflarla ifade ederken bahsedilenlerin tümüyle mantıksız olduğunu düşünmedim. Ancak bazı sosyalist ve komünist ütopik düşünceleri (Atatürk'ün de onun anlatımına atıf yaparak makul bulmadığını belirttiği birleşik dünya ülkeleri topluluğu gibi) de burada yer bulmuş durumda.
"Geleceğin elde etmeyi umduğumuz bilgisi bireysel değil geneldir; kişisel irademizi engelleyecek ya da bizi sorumluluklarımızdan kurtaracak bir tür bilgi olmayacaktır." (sf 38)
Açıklamasının sonuna doğru konunun geldiği noktayı -M P Shiel eserine de atıf yaparak- bilim kurgusal yönden ele aldığını söyleyebileceğimiz örnekler var. Burada, geleceğin belirsizliği ve bilime rağmen varsayımların zorluğu çerçevesinde altı çizilesi birkaç açıklaması var.
"İnsanın değişmez ve tamamlanmış olmadığı gerçeği, geleceğin bilimsel keşfinde karşımızda çıkan büyük, kontrol edilemez ve rahatsız edici gerçektir ve bana göre, ne olursa olsun, insandan sonra ne gelecek sorusu, dünyadaki en sürekli büyüleyici ve çözülmeyen sorudur." (sf 42)
Genel açıdan