“Göreceksiniz” demişti, “en geç on yıl içinde, yeni yetişenler, insanlığın ulaştığı araştırma ve düşünme düzeyinin gerisinde kalacaklar. Matbaadan önceki kitapsız dünyanın söylenti ve dedikodu özellikleri geri dönecek.”
Ona katılmamıştık, itiraz etmiştik. Bilgiye kolay ulaşmanın, araştırmaları kolay yapmanın faydasından söz etmiştik. Ama hoca, internetin araştırmayı kolaylaştırdığı kadar, araştırma anlayışını bozduğunu, kaynak güvenirliği ve kanıt arama gibi kaygıları azalttığını ileri sürmüştü.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşlı bay, “Kızcağızım, Türkler dua ederken, yüzlerini yıkadıktan sonra gündoğusuna döndürürlermiş!” dedi. “Ama bizim rahiplerimiz yüzlerini ancak üzerlerinde gülümseyiş filan varsa kaybolsun diye silerler ve sonra da her seferinde, gökyüzünün en karanlık noktasına yönelirler!”
Etrafımızdakilere karşı davranışlarımızda özenli olmalıyız. Çünkü her ölüm arkada kalan bir avuç insana öyle düşünceler bırakır ki; yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, umursanılmamış şeyler... Düzeltilebilecekken düzeltilmemiş hatalar, gücenmeler, öylece eksiklikler... İnsan için bundan daha kötü bir düşünce olamaz! Hiçbir pişmanlık, vakti geçince duyulan pişmanlık ölçüsünde acı değildir. Acı çekmek istemiyorsak tüm bunları asıl zamanında anımsayalım.