Rûken

Yüreğine zehir gibi bir acı oturdu. Demek son!...
Sayfa 95
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birdenbire içinde bir şeyler duydu. Ta yüreğinde... Bir yerleri acıyordu. Neresi ama, hiçbir yeri... Ama acıyordu. Yüreği sıkılıyordu.
Sayfa 89
Etrafında her şey silindi. Koskoca, ıpıssız bir dünyada tek başına kaldı. Korkunç bir karanlığa düştü. Yuvarlanıyordu. Bıçak gibi keskin, hissedilir bir yalnızlık duydu. Ta iliklerinde duydu.
Sayfa 89
Her yıl, sırf çeltik yüzünden binlerce kişi, çocuk ölüyor. Onlara analar "katiller," diye bağırıyorlar. Onlar gene tınmıyorlar. Bir kasaba halkı ellerinden zar ağlıyor. Onlara yüzlerine karşı değil ama, arkadan arkaya düşman kesilmiş. Çok zaman, yalınayak, başıkabak, imanına tak demiş bir köylü, çarşının orta yerinde bir çeltikçi ağasının suratına bütün kinini kusuveriyor. Zehir gibi. Öteki oralı bile olmuyor.
Sayfa 82
Bütün bu olanlar bitenler şaşırtıyordu onu? Bu insanlar ne insanlar böyle? Faydalarının dışında gözleri dünyayı görmüyor. Bu görmüyor değil bir kuruş için bir insana kıyabiliyorlar.
Sayfa 82