Uzun bir süredir kitap okumaya ara verdiğim bir dönemden geçiyorum, okumak istemiyor oluşumdan ya da zaman bulamayışımdan değil; olmadı işte gönlümce. Her neyse bu kitap tıpkı benim gibi belli bir süre kitaplardan uzaklaşmış ama geri dönmek için çabalayan insanlara yazılmış adeta. Çerezlik, çayınızı alıp sakin bir yerde 2 saatte bitirebileceğiniz tadında bir kitap.
Kitap, İrlanda kırsallarında ismini bile bilmediğimiz küçük bir kızın aslında yaralı ve yaşlı bir aileye emanet edilmesiyle yaşadıklarını ve hissettiklerini kendi perspektifinden anlatmasını ele alıyor. Kitabın adı emanet çocuk ancak ben çocuğa emanet çocuk demezdim, sonradan sahiplenilmiş çocuk derdim. Ailesinin maddi imkanlar dışında, manevi anlamda da sahiplenmediği bir çocuk aslında. Babamla aramın kötü olduğu bir dönemde okumadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Bencilce farkındayım.
Kitap akıcı ve yer yer güzel alıntılara sahip. Kitap bir sona ve başlangıca sahip değil. Yazarın ilk tanıştığım kitabı ve açıkçası yazım dilini beğendim; sade, akıcı ve düşündürücü. Ufak bir eleştiri yapacak olursak, kitaptaki hislerin ve olayların daha detaylıca anlatılmasını isteyebilirdim belki.
Kitabı tavsiye üzerine almıştım, her ne kadar beklentilerimi karşılamasa da bana yeni bir romanı elime aldırtacak gücü verdi. Şimdiden okuyacaklara iyi okumalar.