İnsanlar arasında en yüksek dereceliler, hiçbir şeyin kendilerini Allah'ı anmaktan alıkoyamadığı kimselerdir. "Onlar ayakta dururken, otururken, yanları üzere yatarken" Allah'ı zikredenlerdir.
“Gelin bugün yanalım, yarın yanmamağ için
Ölelim ölmez iken, yine ölmemeğ için
Tartalım günahımız, artıralım âhımız
İdelim hisabumuz, hesap olmamağ için
Yunus yok dünya tadı, çünkü faniymiş adı Muhammed zindan dedi, biz şâd olmamağ için”
s.142
Yakın zamanda ebediyete uğurladığımız kıymetli isim Hüsrev Hatemi’nin, Yunus Emre’nin şiirlerini derleyerek şerh etmesiyle oluşturulmuş kitap. Yunus Emre; Türkçemizin 700 yıl öncesinden en anlaşılır haliyle günümüze ulaşmış unutulmaz şahsiyetlerinden. Tasavvuf, Allah aşkı, birlik, sevgi, hoş görü ve insan hallerine dair sayısız şiir söylemiş. Molla Kasım’ın suya attığı şiirlerini elbette bilmiyor ama merak ediyoruz. Kim bilir ne kıymetli incilerdi…
Az sözle çok şey söylemenin en derin örneklerini Yunus Emre şiirlerinde görmek mümkün. İnsanı naifçe dürtüp
düşünmeye sevk ediyor. Duyduğumuz duymadığımız o kadar kıymetli satırlar var ki. Dilci olduğum için eski Türkçe kelimelere aşina olduğumdan çoğunun şerhine ihtiyaç duymadan anladım ancak Hatemi’nin şerhleri de şiirler kadar sade ve derin. Kitabın sonundaki notlar kısmında da değerli Hatemi, kitapta geçen kelimelerin etimolojisi ve kavramların dünya dillerindeki yeriyle ilgili bilgiler veriyor.
Severek okudum.
Kitapla ve sevgiyle kalınız…