Ne kadar değişmişsin ben görmiyeli,
Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasırdan,
Hüzün rengi almış saçlarının her teli
Gözlerine gölgeler düşmüş kahırdan,
Gözlerin ki, gördüğüm gözlerin en güzeli
Ne kadar değişmişsin ben görmiyeli..
Böyle mahzun kederli değildin eskiden,
Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi
Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan
Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi
Baygın kokusuna anılarla beraber giden
Böyle mahzun kederli değildin eskiden.
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar?
Ağlamaktan mı karardı gözlerin?
Bir zamanlar göz yaşını sevmezdin,
Şimdi nerden yaşardı gözlerin?
Hasta mısın, yorgun musun, nen var?
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar?
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz,
Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu,
Taptaze, ıpılık kar gibi beyaz
Keder sana yakışmıyor gül biraz
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Osmanlı evlerinde bahçesi olmayan evlerde iç avlular bulunurmuş. Evin kadınları bu avluda oturur, dinlenir, güneş ihtiyacını burada karşılarmış. Duvarları dışarıdan görünmeyecek kadar yüksek olurmuş. Bu avlularda küçük süs havuzları ve hatta bir ya da birkaç kök ağaç bulunabilirmiş."
"Kim bilir ne mistik bir havası vardır o evlerin."
"Evet, aynı zamanda huzurlu... Düşünsene, yürüdükçe ahşapları gıcırdayan cumbalı bir evdesin. Pencerelerinden el nakışlı, dantelli perdeler sarkıyor. Akşamüzeri yoldan sütçü, hallaç, tablacı geçiyor. Hava kararınca evi gaz lambaları aydınlatıyor. Öyle şimdiki gibi çekirdek aile bir yaşam yok. Evde üç kuşak birlikte yaşıyor. Yaşlı nine bir köşede sessizce tespih çekerken evin hanımları akşam yemeği telaşında... Sonra evin beyleri işten dönüyor. Yemekten sonra hep birlikte oturup avluda çay yudumluyorlar. Çamaşır elde, bulaşık elde yıkanıyor ama o nakışlı, dantelli örtüler her daim sakız gibi, ev her zaman beyaz sabun kokusunda..."
"Sen anlatırken bile huzur buldum. Osmanlı döneminde öyle güzel incelikler varmış ki... Mesela evinde hastası olan penceresine sarı renkli çiçek koyar, böylece o evde hasta olduğunu anlayan esnaflar evi geçene kadar bağırmazmış. Aynı şekilde pencerede kırmızı bir çiçek varsa bilirlermiş ki o evde evlenme çağına gelmiş bir genç kız var."
~Alıntı~
Nejla Arslan Kurt ☘️