Mor Salkımlı Ev

Halide Edib Adıvar
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
344
Basım Tarihi:
Şubat 2014
İlk Yayın Tarihi:
1970
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789750708909
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“İçimde, mor salkımlı bir ev var,...”
8/10
·344 syf.··
2022 58. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2022 23:08
Halide Edip kimdir?... Ruhunu ortaya koyan eserlerini yazmasına kaynaklık eden suyun memba nereden geliyordu? Mor salkımlı ev ne derin izler bırakmıştı ki kendisinde hayatını anlattığı eserin kilidiydi?... Çocuk Halide, genç kız Halide, kadın Halide, anne Halide... diye uzayıp giden Halidelerin geçtiği yolları kendi gözünden anlatır yazarımız. Çocukluğunun onda bıraktığı derin izler mor salkımlı bir evin kapıları arkasından kendisine sisli de olsa gülümser. Yazarımızın kendisine dışarıdan baktığı anlatımı okurken bir hayli etkileyiciydi. Zevkle hayatına yolculuk yaptım. Sisli hatıraların içinde konaklar, saraylar, akrabalar, baba-anneanne arasında gidip gelinen ait olduğu yeri bilemeyen küçük bir kız çocuğunun yalnızlığı ile başlar eser. Sisli dünyasından anılar çıkarırken yazar nereye ait olduğunu bilememenin verdiği hüznü yine kendisi gibi olan başka bir çocukla özdeşleşerek şu sözlerle anlatır:“İkimizin içinde de bu garip dünyanın hüznü ve ağırlığı var, ikimizin içinde de nerede ve nasıl olduğunu bilmediğimiz bir dünya hasreti var.” Yazarımızın bu hüznüyle beraber hayatında baba figürünün etkileyici vazgeçilmez bir yeri var. Yazarımız babasının çocuk sevgisini şu şekilde yazıya döker:“...babam da bir çocuğu sırf oğlandır diye sevecek hilkatte değildi. O çocukların hepsini sever, bakılmaya muhtaç oldukları zaman, adeta bir ana hissiyle onlarla meşgul olurdu.” Yazarımızın hayatında çok büyük öneme sahip olan babası onun eğitim hayatı içinde büyük titizlik göstermiştir ki okurken bunu çok net anlarız.. Yazarımızın modern bir eğitim alması babası sayesinde mümkün olmuştur.. Haşarı, yaramaz Halideʼden yavaş yavaş eğitimli, genç kız Halideʼye doğru bir süreç devam eder. Aldığı eğitimler, parlak zekası yaşadığı dönemdeki her şeyi körü körüne kabul etmeyen, gerekirse
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
8/10
·344 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 19:07
Kitapi okurken aşırı keyif aldım yazarın kendi hayatında yaşadığı olaylar ,çocukluğu,yetişkinliği,evliliği,ayrılığı,Milli Mücadeleye karar vermesi ,katılması ve dönemi ele alıp anlatan bir kitaptı.. Okumanızı tavsiye ederim :)
Düşüncem
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2020 27. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 23:45
Halide Edib kimdir? Tek satıra sığan bir sorunun karşılığında engin bilgilere ulaşacağınız bir yanıt alıyorsunuz. Küçük yaşlarında başlayan güzel bir serüvenin içine adım atıyorsunuz. Edebiyat ile iç içe yaşamı, kararlı yapısı, yardımsever yönü ve içinde taşıdığı çocuksu ruhu ile harika bir Halide Edib romanı...
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2023 3. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2023 19:46
Yakın tarihimizi ele alan bir kitap olmakla beraber yazarın kendi hayatını anlattığı bir kitaptı. Çocukluğu, yetişkinliği,evliliği, ayrılığı,Milli Mücadele'ye karar vermesi,katılışı ve dönemi anlatan bir kitaptı.
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
10/10
·344 syf.··
2024 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2024 13:05
Beşiktaştaki mor salkımlı evde dünyaya gelen Halide Edip. Ananesi dindar bir kadın babası alafranga. Kendisinin dine, kuran’ı Kerim’e bağlılığına rağmen aynı zamanda modernist yanı ve insanları hiç ayırt etmemesi(olması gereken) ve her kesimden arkadaşı olması Bilgili, öğretmen, anne, eş olan eşsiz Türk kadınlarından birisi. İlk eşinden ikinci eşi almasına müsade etmediği için ayrılmasıyla döneme göre feministliğini açığa vuran. Göğüs kabartan gurur timsali kadın > Halide Edip Adıvar
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
Puan vermedi·339 syf.··
2020 42. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2020 21:01
Halide Edib, nam-ı değer Halide Onbaşı'nın çocukluğundan genç kızlığına, anneliğinden vatanseverliğine uzanan hatıralarının bulunduğu Mor Salkımlı Ev kitabı dolu dolu bir anı kitabıdır. Kitabı okurken Osmanlı'nın son zamanlarını ve dönemin önemli isimleri hakkındaki görüşleri Halide Edib'in kaleminden okumak oldukça tatmin ediciydi. Özellikle laf arasında bahsettiği isimlerin Hüseyin Cahit, Ziya Gökalp, Falih Rıfkı gibi önemli şahsiyetlerin olması insanda garip bir duygu yaratıyor. Ayrıca dönemin sosyal yaşantısını ve ilişkileri detaylı bir şekilde aktarmıştır. Benim için her zaman güçlü bir kadın olan Halide Edib'in geçmişine konuk olmak oldukça keyifliydi. Yazarın bilinen diğer eserlerinden önce okunmasını tavsiye ettiğim bu kitabı umarım okuduğunuzda beğenirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
8/10
·303 syf.··
2019 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2019 19:59
“Mor Salkımlı Ev” Halide Edib Adıvar’ın anılarını kaleme aldığı iki ciltlik kitabın birincisidir. Bu kitap yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar olan süreyi kapsıyor. İkinci kitap olan “Türk’ün Ateşle İmtihanı” ise 1918-1923 yılları arasındaki dönemi kapsıyor. Halide Edib Adıvar okumaya önceki günlerde okuduğum “Lord Kinross - Atatürk” kitabını okurken karar verdim. Bu kitapta “Türk’ün Ateşle İmtihanı” kitabından çok fazla alıntı vardı. İlk olarak Türk’ün Ateşle İmtihanı”nı okumaya karar vermiştim. Fakat PAKİZE TÜRKARSLAN ‘in önerisiyle “Mor Salkımlı Ev”i ilk sıraya aldım. Kendisine beni uyardığı için çok teşekkür ediyorum. Eğer Halide Edib Adıvar okumaya karar verdiyseniz ilk okumanız gereken kitap “Mor Salkımlı Ev” olsun. Kitabın ilk sayfaları hiç ilgimi çekmedi hatta biraz sıkıldım. İlerleyen sayfalarda detaylara takılmaya başladım. Dönemin İstanbulundaki hayat şartları, aile yapısı ve arada geçen Abdülhamid eleştirileri ilgimi çekmeye başladı. Sonrasında tarihi olayların anlatıldığı bölümlere gelince okuma keyfim kat kat arttı. Selim İleri’nin kaleme aldığı kitabın sonsözünde yer alan bu cümle duygularıma tercüman olmuş. “Şimdi düşünüyorum da, okullarda okuduğumuz tarih kitapları, yaşanmış, acısı ve sevinci tadılmış günleri bize anlatmaktan, aktarmaktan, duyumsatmaktan ne kadar uzak!” Kitabın hazırlanışı, orijinal metne sadık kalınışı ve eski kelimelerin anlamlarını dipnot düştüğü için Can Yayınları’na ayrıca teşekkürlerimi iletmek isterim. Yeni kitaplarda görüşmek üzere. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
Mor Salkımlı Ev
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Halide Edip'in Mor Salkımlı Ev eseri anı türündedir. Kendi yaşamının bir bölümünü konu almış aynı zamanda çocukluğundan yetişkinliğine kadar gelişen olayları da yansıtmıştır. Doğup büyüdüğü yerler farklılaşsa bile her çesit insan ona bir şeyler katmıştır. Gözlemlemlemeyi de seven Halide Edip etrafının ne durumda olduğunun farkında aynı zamanda kişilerdeki etkilerin de idrakındadır. Yaşam şartlarının günümüze kıyasla büyük bir fark olduğunu düşünürsek kendisini o dönemin imkanına rağmen yetiştirmesi takdir edilesidir. Özellikle Türkiye'de feminizm akımının öncülerinden olan Halide Edip o dönemdeki kadın alğısına baş kaldırmıştır. Yeri geldi korkmuş, çekinmiş ama gayesinden, heveslerinden, vatan sevgisinden hiç vazgeçmemiştir. Kendini farklı edebiyatlarla, farklı yazarlarla ve onların düşünceleriyle hep geliştirmiş. Ev hanımı, öğretmen, savaşçı da olmuş. Yazma tutkusu özgürlüğü olmuş ve insanların fikrini değiştirebileceğini düşünerek yazmaya devam etmiş. Erkekler içinde korkusuzca yer almış, kimsenin onun hakkında ne söyler lafını dinlememiş bile. Biliyordu ki onun yapmış olduğu değişimler bu vatanda etki yaratacaktı. Birden fazla çocuğun hayatına dokundu ve kim bilir o çocukların hayatı ne ölçüde değişti. O yıllarda yaşanan siyasi karışklıklar bir yana milletin içinde bulunduğu durum en gerçekçi boyutuyla yansıtıldı. Vatanınından asla vazgeçmeyip kurtarmak için büyük rol oynadı. Onun hayatını anlatmaya kelimelerin yetmeyeceği çok belli. Günümüzde anılarıyla, yaşamıyla ders çıkarılması gereken bir çok mevzu var. Hala okunmasının bir anlamı var. Onun hayatı bir örnek olabilir, onun emelleri bizim emellerimiz de olabilir. Tarih boyunca değişimler oldu fakat nasıl değişimler oldu tartışılır. Bu eserde geçen mevzuların çoğu değişerek günümüze gelmiş. Hep bir mücadele olmuş
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
6/10
·344 syf.··
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 23:47
Halide Edib Adıvar’ın “Mor Salkımlı Ev”i, yalnızca bir yazarın yaşam öyküsünü değil, aynı zamanda Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan büyük bir tarihsel dönüşümün arka planını sunuyor. Kitabın ismini aldığı "Mor Salkımlı Ev", hem gerçek bir mekân hem de geçmişe duyulan özlemin ve hatıraların sembolü olarak ön plana çıkıyor. Kitapta Halide Edib’in ailesi, aldığı eğitim, Batı ve Doğu kültürü arasındaki çelişkiler, kadın kimliğini bulma süreci ve dönemin toplumsal yapısına dair pek çok önemli detay yer alıyor. Özellikle annesinin ölümü, babasının yeniden evlenmesi, kendisinin küçük yaşlarda okuma-yazmaya olan merakı ve Robert College’de aldığı eğitimi karakterinin nasıl şekillendiğini biraz olsun anlatıyor. Bir okuyucu olarak beni en çok etkileyen yönü, Halide Edib’in dönemin alışılmış kadın rollerinin dışına çıkarak güçlü bir birey olma çabasıdır. Kendisini yalnızca bir anne ya da eş kimliğiyle sınırlamadan, kalemiyle toplumda söz sahibi olmaya çalışan bir kadın olarak çizmesi hayranlık uyandırıcı. Aynı zamanda onun bu yolculuğu boyunca karşılaştığı zorlukları, iç çatışmalarını ve karar anlarını kendi iç sesiyle anlatması, kitabı sadece bir anı kitabı olmaktan çıkarıp derinlikli bir edebi esere dönüştürüyor. Bu eser, geçmişle bağ kurmak isteyen herkes için değerli bir kapı aralıyor; o kapıdan girince ise sizi mor salkımlarla bezenmiş bir hatıra bahçesi karşılıyor. Keyifli okumalar. Mor Salkımlı Ev Halide Edib Adıvar
1000Kitap
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma
7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
Halide Edip'in cocuklugundan, 1921'e kadar olan hayatindan bahsediyor. Ancak hic Mustafa Kemal'dan bahsetmiyor. Milli mucadeleden, baska eserinde bahsediyormus galiba, o yuzden burada yok. Kitap agir ilerledi benim icin, eski kelimeler yuzunden anlamlandirma sorunu yasadim. Ondan mi bilmem, akici gelmedi anlatimi. Ama cok etkilendigim yerleri vardi. Özellikle, Misir'a gitmek zorunda kalisi sirasinda yasadiklari ve sonradan Lübnan'da yetimhanede gorevli olarak yaptiklari... Kitapta, yetismesi sirasinda ailesinden bahsettiginden, o donemin aile hayati ve inanislari hakkinda, hem de harp sirasindaki kargasa, o donemki mektep hayatlari, yabanci milletlerin katkisi ve etkisi hakkinda bilgi veriyor. Okurken biraz zorlandigim ama iyi ki okudum dedigim bir kitap oldu.
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20143,697 okunma

Yazar Hakkında

Halide Edib AdıvarYazar · 45 kitap
Halide Edib Adıvar (Osmanlıca: خالده اديب اديوار; d. 1882 veya 1884 - 9 Ocak 1964), Türk yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmen. Halide Onbaşı olarak da bilinir. Halide Edib, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatiptir. Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapmış bir sivil olmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. Savaş yıllarında Anadolu Ajansı’nın kurulmasında rol alarak gazetecilik de yapmıştır. II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte yazarlığa başlayan Halide Edib; yazdığı yirmi bir roman, dört hikâye kitabı, iki tiyatro eseri ve çeşitli incelemeleriyle Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Türk edebiyatının en çok eser veren yazarlarındandır. Sinekli Bakkal adlı romanı, en bilinen eseridir. Eserlerinde kadının eğitilmesine ve toplum içindeki konumuna özellikle yer vermiş, yazıları ile kadın hakları savunuculuğu yapmıştır. Birçok kitabı sinemaya ve televizyon dizilerine uyarlanmıştır. 1926 yılından itibaren yurt dışında yaşadığı 14 sene boyunca verdiği konferanslar ve İngilizce olarak kaleme aldığı eserler sayesinde zamanının dış ülkelerde en çok tanınan Türk yazarı olmuştur. İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörü olan Halide Edib, İngiliz Filoloji Kürsüsü Başkanlığı yapmış bir akademisyen; 1950’de girdiği TBMM’de ise milletvekilliği yapmış bir siyasetçidir. I. TBMM hükûmetinde sağlık bakanı olan Adnan Adıvar’ın eşidir. Çocukluk ve öğrencilik yılları 1882 yılında Beşiktaş, İstanbul'da doğdu. Babası, II. Abdülhamit devrinde Ceyb-i Hümayun (Padişah Hazinesi) kâtipliği, Yanya ve Bursa Reji Müdürlüğü yapan[1] Mehmet Edib Bey, annesi Fatma Berifem Hanım'dır. Annesini küçük yaşta veremden kaybetti. Evde özel dersler alarak ilköğrenimini tamamladı. Yedi yaşında iken yaşını büyüterek girdiği Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nden bir öğrencinin jurnali üzerine bir sene sonra padişah II. Abdülhamit'in iradesi ile uzaklaştırıldı[3] ve evde özel ders görmeye başladı. İngilizce öğrenirken çevirdiği kitap 1897’de basıldı. Bu, Amerikalı çocuk kitapları yazarı Jacob Abbott'un "Ana" adlı eseri idi. 1899 yılında bu çeviri nedeniyle II. Abdülhamit tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Daha sonra kolejin yüksek sınıfına geri dönerek İngilizce ve Fransızca öğrenmeye başlayan Halide Edib, Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nden lisans derecesi alan ilk Müslüman kadın olmuştur. İlk evliliği ve çocukları Halide Edib, kolejin son sınıfında iken matematik öğretmeni olan Salih Zeki Bey ile okuldan mezun olduğu yıl evlendi. Eşi rasathane müdürü olduğu için evleri hep rasathane içinde oldu ve bu yaşam ona sıkıcı geldi. Evliliğinin ilk yıllarında eşine Kamus-ı Riyaziyat adlı eserini yazmada yardımcı oldu, ünlü İngiliz matematikçilerin yaşam öykülerini Türkçeye çevirdi. Birkaç Sherlock Holmes hikâyesinin de çevirisini yaptı. Fransız yazar Emile Zola’nın yapıtlarına büyük ilgi duymaya başladı. Daha sonra ilgisi Shakespeare’e yöneldi ve Hamlet adlı yapıtının çevirisini yaptı. 1903 yılında ilk oğlu Ayetullah, bundan on altı ay sonra da ikinci oğlu Hasan Hikmetullah Togo dünyaya geldi. 1905 yılında gerçekleşen Japon-Rus Savaşı'nda Batı uygarlığının bir parçası sayılan Rusya'yı Japonların yenmesinin verdiği sevinçle oğluna Japon Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Togo Heihachiro'nun ismini vermişti. II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılı Halide Edib’in hayatında bir dönüm noktası oldu. 1908'de gazetelerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazmaya başladı. İlk yazısı Tevfik Fikret'in çıkardığı Tanin'de yayımlandı. Başlangıçta, -eşinin isminden ötürü- yazılarında Halide Salih imzasını kullandı. Yazıları, Osmanlı içerisindeki muhafazakâr çevrelerin tepkisini çekti. 31 Mart Ayaklanması sırasında öldürülme endişesiyle kısa süre için iki oğluyla Mısır'a gitti. Oradan İngiltere’ye giderek kadın hakları konusundaki yazıları nedeniyle kendisini tanıyan İngiliz gazeteci Isabelle Fry’ın evinde konuk oldu. İngiltere’ye gidişi o dönemde kadın-erkek eşitliği konusunda sürüp giden tartışmalara tanık olmasına, Bertrand Russell gibi fikir adamlarıyla tanışmasına vesile oldu. 1909'da İstanbul'a geri döndü, siyasi içerikli yazıların yanı sıra edebi yazılar da yayımlamaya başladı. Heyyula ve Raik'in Annesi adlı romanları basıldı. Bu arada kız öğretmen okullarında öğretmenlik ile vakıf okullarında müfettişlik görevlerinde bulundu. İleride yazacağı Sinekli Bakkal adlı ünlü romanı, bu görevler gereği İstanbul’un eski ve arka mahallelerini tanıması sayesinde ortaya çıkmıştı. Eşi Salih Zeki Bey'in ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine ondan 1910 yılında boşandı ve artık yazılarında Halide Salih yerine Halide Edib adını kullanmaya başladı. Aynı yıl Seviyye Talip romanını yayımladı. Bu roman, bir kadının kocasını terk ederek sevdiği erkekle yaşayışını anlatır ve feminist bir eser olarak değerlendirilir. Basıldığı dönemde birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Halide Edib, 1911 yılında ikinci kez İngiltere'ye gidip kısa bir süre orada bulundu. Yurda döndüğünde Balkan Savaşı başlamıştı. Balkan Savaşı yılları Balkan Savaşı yıllarında kadınlar toplum yaşamında daha aktif rol almaya başlamışlardı. Halide Edib de bu yıllarda Teali-i Nisvan Cemiyeti’nin (Kadınları Yükseltme Derneği) kurucuları arasında yer aldı ve yardım işlerinde çalıştı. Bu dönemde genç yaşta ölen arkadaşı ressam Müfide Kadri'nin hayatından esinlenerek Son Eseri adlı aşk romanını kaleme aldı. Öğretmenlik mesleğinin içinde olduğundan eğitim ile ilgili bir kitap yazmaya yöneldi ve Amerikalı düşünür ve eğitimci Herman Harrell Horne'un "The Psychological Principle of Education" (Eğitimin Psikolojik Temeli) adlı eserinden yararlanarak Talim ve Edebiyat adlı kitabı yazdı. Aynı dönemde Türk Ocağı içinde Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu, Hamdullah Suphi gibi yazarlarla tanıştı. Bu kişilerle dostluğu sonucu Turancılık fikrini benimseyen Halide Edib, bu düşüncenin etkisiyle Yeni Turan adlı eserini yazdı. 1911'de Harap Mabetler ve Handan isimli romanları yayımlandı. I. Dünya Savaşı yılları Balkan Savaşları 1913’te sona ermişti. Öğretmenlikten istifa eden Halide Edib, Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevine getirildi. I. Dünya Savaşı başladığında bu görevdeydi. 1916'da Cemal Paşa'nın daveti üzerine okul açmak üzere Lübnan ve Suriye'ye gitti. Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı. Orada bulunduğu sırada babasına verdiği vekâlet ile Bursa’da, aile doktorları Adnan Adıvar ile nikâhları kıyıldı. Lübnan’da iken Kenan Çobanları adlı 3 perdelik operanın librettosunu yayımladı, eseri Vedi Sebra besteledi. Yusuf Peygamber ve kardeşlerini konu alan bu eser, o yıllarda savaş koşullarına rağmen yetimhane öğrencileri tarafından 13 defa sahneye kondu. Türk ordularının Lübnan ve Suriye'yi boşaltması üzerine 4 Mart 1918’de İstanbul'a döndü. Yazar, hayatının buraya kadar olan bölümünü Mor Salkımlı Ev adlı kitabında anlatmıştır. Millî Mücadele yılları ve ABD mandası tezi Halide Edib, İstanbul'a döndükten sonra Darülfünun'da Batı edebiyatı okutmaya başladı. Türk Ocakları'nda çalıştı. Rusya'daki Narodnikler (Halka Doğru) hareketinden esinlendi ve Türk Ocakları içindeki küçük bir grubun Anadolu'ya uygarlık götürmek amacıyla kurduğu Köycüler Cemiyeti'nin reisi oldu. İzmir'in işgalinden sonra "millî mücadele" en önemli işi hâline geldi. Karakol adlı gizli örgüte girerek Anadolu’ya silah kaçırma işinde rol aldı. Vakit Gazetesi'nin sürekli yazarı, M. Zekeriya ve eşi Sabiha Hanım'ın çıkarttıkları Büyük Mecmua'nın başyazarı oldu. Millî Mücadele taraftarı aydınların bir kısmı işgalcilere karşı ABD ile işbirliği yapma düşüncesindeydi. Halide Edib bu düşüncedeki Refik Halit, Ahmet Emin, Yunus Nadi, Ali Kemal, Celal Nuri gibi aydınlarla 14 Ocak 1919'da Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Cemiyet, iki ay sonra kapandı. Halide Hanım, Amerikan mandası tezini Sivas Kongresi hazırlıklarını sürdürmekte olan Millî Mücadele'nin önderi Mustafa Kemal'e yazdığı 10 Ağustos 1919 tarihli bir mektupla açıkladı. Ancak bu tez kongrede uzun uzun tartışılacak ve reddedilecekti. Yıllar sonra Mustafa Kemal Nutuk adlı eserinde "Amerikan Mandası için Propogandalar" başlığı altında Arif Bey, Selahattin Bey, Ali Fuat Paşa ile telgraf görüşmeleri yanında Halide Edib'in mektubuna da yer vermiş ve mandaterliği eleştirmiştir. Yıllar sonra Halide Edib Türkiye'ye geri döndüğünde verdiği bir röportajında Millî Mücadele için "Mustafa Kemal Paşa haklıymış!" demiştir. İstanbul mitingleri ve idam kararı 15 Mayıs 1919 günü İzmir’i Yunanların işgal etmesi üzerine İstanbul’da ardı ardına protesto mitingleri düzenlenmekteydi. İyi bir hatip olan Halide Edib, 19 Mayıs 1919 günü Asri Kadınlar Birliği’nin düzenlediği ve kadın hatiplerin de konuşmacı olduğu ilk açık hava mitingi olan Fatih Mitingi’nde kürsüye çıkan ilk konuşmacıydı, attığı nutuk ile belleklerde büyük iz bıraktı. 20 Mayıs’ta Üsküdar mitingi, 22 Mayıs’ta Kadıköy mitingine katıldı. Bunları Halide Edib’in başkahramanı haline geldiği Sultanahmet mitingi izledi. Önceden hazırlanmadan ve yazmadan yaptığı konuşmada sarf ettiği “Milletler dostumuz, hükûmetler düşmanımızdır.” cümlesi bir vecize halini aldı. İngilizler İstanbul’u 16 Mart 1920’de işgal ettiler. Hakkında idam emri çıkardıkları ilk kişiler arasında Halide Edib ve eşi Dr. Adnan da vardı. 24 Mayıs’ta padişah tarafından onaylanan kararda idama mahkûm edilen ilk 6 kişi Mustafa Kemal, Kara Vasıf, Ali Fuat Paşa, Ahmet Rüstem, Dr. Adnan ve Halide Edib idi. Anadolu'da mücadele Haklarında idam kararı çıkmadan önce Halide Edib, eşi ile birlikte İstanbul’dan ayrılıp Ankara’daki Millî Mücadele’ye katılmıştı. Çocuklarını İstanbul’da yatılı okulda bırakarak 19 Mart 1920 günü Adnan Bey ile at sırtında yola çıkan Halide Hanım, Geyve’ye ulaştıktan sonra buluştukları Yunus Nadi Bey ile birlikte trene binip Ankara’ya gitmiş ve 2 Nisan 1920 günü Ankara’ya varmıştı. Halide Edib, Ankara’da Kalaba'daki (Keçiören) karargâhta görev aldı. Ankara yolunda iken Akhisar İstasyonu’nda Yunus Nadi Bey ile birlikte kararlaştırdıkları gibi Anadolu Ajansı isimli bir haber ajansının kurulması Mustafa Kemal Paşa'dan onay görünce ajans için çalışmaya başladı. Ajansın muhabiri, yazarı, yöneticisi, ayak işlerine bakanı olarak çalışıyordu. Haber derleyip Millî Mücadele’ye ilişkin bilgileri telgrafı olan yerlere telgrafla iletmek, olmayan yerlerde cami avlusuna afiş olarak yapıştırılmalarını sağlamak, Avrupa basınını takip edip Batılı gazetecilerle iletişim kurmak, Mustafa Kemal'in yabancı gazetecilerle görüşmesini sağlamak, bu görüşmelerde tercümanlık yapmak, Yunus Nadi Bey'in çıkardığı Hâkimiyet-i Milliye gazetesine yardımcı olmak ve Mustafa Kemal'in diğer yazı işleri ile ilgilenmek Halide Edib'in yürüttüğü işlerdi. 1921’de Ankara Kızılay başkanı oldu. Aynı yılın Haziran ayında Eskişehir Kızılay’da hasta bakıcılık yaptı. Ağustos’ta orduya katılma isteğini Mustafa Kemal’e telgrafla iletti ve cephe karargâhında görevlendirildi. Sakarya Savaşı sırasında onbaşı oldu. Yunanların halka verdiği zararları incelemek ve raporlamakla sorumlu Tetkik-i Mezalim Komisyonu’nda görevlendirildi. Vurun Kahpeye adlı romanının konusu bu dönemde oluştu. Türk'ün Ateşle İmtihanı (1922) adlı anı kitabı, Ateşten Gömlek (1922), Kalp Ağrısı (1924), Zeyno'nun Oğlu adlı romanlarında Kurtuluş Savaşı'nın değişik yönlerini gerçekçi biçimde dile getirebilmesini savaştaki deneyimlerine borçludur. Savaş boyunca cephe karargâhında görev yapan Halide Edib, Dumlupınar Meydan Muharebesi’nden sonra ordu ile İzmir’e gitti. İzmir’e yürüyüş sırasında rütbesi başçavuşluğa yükseldi. Savaştaki yararlılıklarından ötürü İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Kurtuluş Savaşı sonrası Kurtuluş Savaşı, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandıktan sonra Ankara'ya döndü. Eşi, Dışişleri Bakanlığı'nın İstanbul temsilciliği ile görevlendirilince birlikte İstanbul'a gittiler. Anılarının buraya kadar olan kısmını Türk'ün Ateşle İmtihanı adlı eserinde anlatmıştır. Halide Edib, cumhuriyetin ilanından sonra Akşam, Vakit ve İkdam gazetelerinde yazdı. Bu arada Cumhuriyet Halk Fırkası ve Mustafa Kemal Paşa ile siyasi fikir ayrılıkları yaşadı. Eşi Adnan Adıvar'ın Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşunda yer alması sonucu iktidar çevresinden uzaklaştılar. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılıp Takrir-i Sükun kanununun kabul edilmesiyle tek parti dönemi başlayınca, kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye'den ayrılmak zorunda kalarak İngiltere'ye gitti. 1939 yılına kadar 14 yıl boyunca yurt dışında yaşadı. Bu sürenin 4 yılı İngiltere'de, 10 yılı da Fransa'da geçti. Halide Edib, yurt dışında yaşadığı dönemde kitap yazmayı sürdürdüğü gibi Türk kültürünü dünya kamuoyuna tanıtmak amacıyla pek çok yerde konferanslar verdi. İngiltere'de Cambridge, Oxford; Fransa'da Sorbonne üniversitelerinde konuşmacı oldu. İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti. 1928 yılında ABD'ye ilk gidişinde Williamstown Siyaset Enstitüsü'nde yuvarlak masa konferansına başkanlık yapan ilk kadın olarak büyük ilgi çekti. Artık ABD'de yaşamakta olan oğullarını, Anadolu'da Millî Mücadele'ye katılmak için onlardan ayrılışından 9 yıl sonra ilk defa bu gezi sırasında tekrar görebildi. 1932 yılında Columbia Üniversitesi College Of Barnard'dan gelen çağrı üzerine ikinci kez ABD'ye gitti ve ilk gidişindeki gibi seri konferanslarla ülkeyi dolaştı. Yale, Illinois, Michigan üniversitelerinde konferanslar verdi. Bu konferansların sonucu olarak Türkiye Batıya Bakıyor adlı eseri ortaya çıktı. 1935 yılında İslam üniversitesi Jamia Milia'yı kurmak için açılan kampanyaya katılmak üzere Hindistan'a çağrıldığında Delhi, Kalküta, Benares, Haydarabad, Aligarh, Lahor ve Peşaver üniversitelerinde dersler verdi. Konferanslarını bir kitapta topladı, ayrıca Hindistan izlenimlerini içeren bir kitap yazdı. 1936 yılında en ünlü eseri olan Sinekli Bakkal’ın İngilizce orijinali "The Daughter of the Clown" yayımlandı. Roman aynı yıl Türkçe olarak Haber gazetesinde tefrika edildi. Bu eser 1943 yılında CHP Ödülü’nü aldı ve Türkiye’de en çok baskı yapan roman oldu. 1939'da İstanbul'a döndü ve 1940 yılında İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi kürsüsünü kurmakla görevlendirildi, kürsünün 10 yıl başkanlığını yürüttü. Shakespeare hakkında verdiği açılış dersi büyük yankı uyandırdı. 1950 yılında Demokrat Parti listesinden İzmir milletvekili olarak TBMM'ye girdi ve bağımsız milletvekili olarak görev aldı. 5 Ocak 1954 günü Cumhuriyet Gazetesi'nde Siyasi Vedaname başlıklı bir yazı yayımlayarak bu görevinden ayrıldı ve tekrar üniversitede görev aldı. 1955'te eşi Adnan Bey'in kaybı ile sarsıldı. Halide Edib Adıvar, 9 Ocak 1964 tarihinde İstanbul'da 80 yaşındayken böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Cenazesi, Merkezefendi Mezarlığı’na defnedildi. Sanatı Hemen her eserinde anlatı türünü benimseyen Halide Edib Adıvar, en çok Ateşten Gömlek (1922), Vurun Kahpeye (1923-1924) ve Sinekli Bakkal (1936) adlı romanlarıyla tanınır ve Cumhuriyet dönemi edebiyatında gerçekçi roman geleneğinin öncülerinden biri olarak kabul edilir. Eserleri genellikle içerik bakımından üç grupta incelenmiştir: Kadın meselelerini ele alan ve eğitilmiş kadının toplumdaki yerini arayan eserleri, Millî Mücadele dönemini anlatan eserleri ve şahsiyetleri, içinde bulundukları geniş toplumla birlikte ele alan romanları. İngiliz romanı geleneklerine uygun yapıtlarında Türk toplumunun geçirdiği evrimi, bu evrim sürecindeki çatışmaları, kendi deneyim ve gözlemlerine dayanarak sergilemiştir. Olaylar ve kişiler çoğunlukla birbirinin devamı özelliği taşıdığı için ırmak roman olarak nitelendirilebilir. Kadın psikolojisini derinliğine işlediği romanlarında, ideal kadın tipleri yaratmaya çalışan Halide Edib, romanlarını sade bir dil ve üslupla kaleme almıştır. Eserleri Roman Heyulâ (1909) Raik’in Annesi (1909) Seviyye Talip (1910) Handan (1912) Son Eseri (1913) Yeni Turan (1913) Mev'ud Hüküm (1918) Ateşten Gömlek (1923) Vurun Kahpeye (1923) Kalp Ağrısı (1924) Zeyno'nun Oğlu (1928) Sinekli Bakkal (1936) Yolpalas Cinayeti (1937) Tatarcık (1939) Sonsuz Panayır (1946) Döner Ayna (1954) Akile Hanım Sokağı (1958) Kerim Usta'nın Oğlu (1958) Sevda Sokağı Komedyası (1959) Çaresaz (1961) Hayat Parçaları (1963) Hikâye Harap Mabetler (1911) Dağa Çıkan Kurt (1922) İzmir'den Bursa'ya (1963) Kubbede Kalan Hoş Seda (1974) Anı Türkün Ateşle İmtihanı (1962) Mor Salkımlı Ev (1963) Oyun Kenan Çobanları (1916) Maske ve Ruh (1945)