Çölde yolunu şaşırmış kervanlar, viran bir beldenin üstünde yüzlerce baykuş sürüsü, bir deniz kazası esnasında kopan yürek parçalayıcı haykırışma, bir dağın çöküşü, bir büyük kraterin infilaki, bir çığın inişi, bir selin basışı, hiçbir şey, hiçbir tabii afet bu rüzgarların çıkardığı uğultu kadar uğursuz, korkunç ve hüzün verici değildir.
Zira sevildiğini hisseden kadın kadar çekilmez bir şey yoktur. Kadının gerçekte, namert ve kancık olan tabiatı, öyle bir safhada, adeta öldürücü bir mahiyet alır. Yabani kedilikten zehirli yılanlığa geçer ve gitgide, hayalimizin ölçemeyeceği kadar derin, nihayetsiz ve tuzlu kötülük denizinde, gülerek çırılçıplak yüzmeye başlar.