Çocuklara her seyi söyleyebilirsiniz. Büyuklerin, çocukları hemen hiç tanımamaları, beni hep şaşırtmıştır, hatta ana babalar bile çocuklarını hiç tanımazlar. Henüz küçükler, henuz bilmeleri gerekmez diye çocuklardan bir şeyler gizlemeye hiç gerek yoktur. Son derece yersiz ve acınası bir düşüncedir bu! Ve çocuklar, ana babalarının kendilerini bir şeyden anlamaz gördüğünü, minicik birer bebekmiş gibi gördüğünü ne güzel anlarlar! En karmaşık sorunlarda bile çocukların ne harika düşünceler ürettiklerini asla anlamaz büyükler. Ah,Tanrım! Mutluluk dolu, güven dolu bakışlarını dikmiş size tertemiz bakan bir yavru kuşu aldatmayı düşünmekten daha utanç verici ne olabilir! Evet,onlara yavru kuş diyorum, çünkü yavru kuşlardan daha masum, daha tertemiz hiçbir varlık yoktur dünyada!
Biliyormusun canım,onsekizinci yüzyılda, eğer Tanrı yoksa onu uydurmak gerekir,sil n'existait pas Dieu il foudrait l'inverter, diyen yaşlı bir günahkar vardı. Gerçekten de insanoğlu Tanrı'yı uydurmuştur. Hem tuhaf ve şaşırtıcı olan Tanrı'nın gerçekte varolması değil ,böyle bir düşüncenin,yani Tanrı'nın gerekli olduğu düşüncesinin insan gibi vahşi ve kötü yürekli bir yaratığın aklına gelebilmiş olmasıdır. Bu düşünce öylesine kutsal, dokunaklı, hikmetli ve insana onur veren bir düşüncedir ki.