Biraz sakinleş,
Biraz kabullen artık.
umudunu yitir diyemem elbet ama beklentini alçalt hayattan.
filmin,romanın,tiyatronun, her şeyin sonunda mutluluğa kavuşan başrollerinden biri olamayabiliriz. Asla olamayız diyemem ama olamama ihtimalini boş verme.
Boş vereceksen, Bir kurt gibi içini kemiren, cevapsız sorularını boş ver. Kurtar kendini biraz. En azaindir diğerlerinin seni anlayacağını sanışlarını ve kurtarmasını bekleyişlerini, en azından biraz sevilmek isteyişlerini...
Herkes kendi darağacını, en insafsız olanı sanır.
Herkes kendi ölümünü en erken.
Boş ver...
Her şey üst üste geldi. Gün karardı sandık bazen. Kötü insanlarla karşılaştık ve kırık hissettik. Bağırmak istediğimiz zamanlar oldu. "Yeter ulan!" diye, "Sev ulan!" diye, "Gitme ulan!" diye... Ben iki kez bileğimi kestim, bile isteye. Bir kez de kafamı duvarlara vura vura ağladım. Çaresiz hissettim, bu sayılamayacak kadar çok kez.
Başımıza kötü şeyler geldi ve kendimizce en dibe vurduk. Kaçmak isteğimiz zamanlar oldu, kendi hayatımızdan. Aklımıza geldiğinde bizi hüzünlendiren anılar biriktirdik. Yanlış yerde, yanlış şehirde, yanlış evde olduğumuzu hatta yanlış zamanda var olduğumuzu düşündük. Haklıydık bazen, bazen de çok abartıyorduk belli ki. İstediğimiz gibi gitmeyen bir şeyler olacaktı elbet, yaşamak da bir çeşit savaşmaktı bence. Kayıplarımız, Yaralarımız, kurşun sıktıklarımız, Korkularımız, telaşlarımız,
Sonraya olan merakımız ve her şeye rağmen kurulan, kurulacak olan hayallerimiz elbet...
Bitik hissettiğimiz anlar oldu. Kötü bir hastalığa tutulmuş gibi hisseder bazen insan. Kolunu kıpırdatamayacak kadar halsiz, yorgun. Ruhen sönük. Herkes düşer bu hayatta. Herkesin bir çelme takanı olur, herkes bir top gibi son sürat yokuş aşağı yuvarlanır en az bir kez. Herkes kalır bir enkazın altında. Herkes