Sametdag

Sametdag
@Sawetdag
Primus inter pares
İstanbul
Mardin
11 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Birgün bana ne dedi Şule biliyon mu unutmak kelimesi undan çıkmış! Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder. Söylemekten vazgeçtiğim şeyler söylemediklerimden daha fazla. Çünkü insanları üzmek istemiyorum.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sözcükler kuru, sürücüsüz, Yorulmak bilmez toynak sesleri. Bu arada Sabit yıldızlar havuzun dibinden Bir yaşamı yönetiyor.”
Alıntı
Kya son kez balıkçılların ve geyiklerin önünden geçti. Ve ben kızı bir servi ağacına saklayacağım, Ölümün ayak sesleri yaklaştığında... *Ateş Böceği* Onu cezbetmek kolaydı Kirpiklerimi kırpıştırmak kadar... Ancak dişi bir ateş böceği gibi Gizli bir ölüm çağrısını sakladılar. "Son bir dokunuş, Eksik kalan; Son adım, bir tuzak. Aşağı, aşağı düşüyor, Gözünü gözümden ayırmadan Başka bir dünya görene kadar... "Değiştiklerini gördüm. İlkin bir soru, Sonra bir cevap, Nihayetinde bir son... Ve aşk, dönüşüyor Başlamadan önce her neyse ona. A.H. "Asla küçümseme kalbi, Yapabileceklerini onun.Akıl almaz. Kalp hissettiği kadar da yönlendirir, Başka nasıl açıklayabilirsin Seçtiğim yolu, Senin seçtiğin yolu...Bu geçişten geçen uzun yolu?"
Alıntı
Ben bağırarak yazdım, sen içinden oku. Neden güvenmiyorsun insanlara ? + Çünkü insanlar adi Loriana, çünkü çıkarları için seni incitmeyecek tek bir insan yok. Onlar için senin hissettiklerinin hiçbir önemi yok, söylediklerinin de öyle ve bu asla değişmeyecek. İçlerinden bir kaçını seveceksin önce, çok sevmek ama. Ki güvenin devamıdır sevgi denilen illet.Sevgi lanetlenmektir Loriana. Ufak darbelerle başlayacak, alınmayacağın küfürler gibi işte. Sonra arkanda beklediklerini hissedeceksin. Korumak için değil elbet sikmek için.Ve sikecekler Loriana, seni en sevdiklerin sikecek. Ruhunu, kalbini, ömrünü sikilmeye müsait olmayan yerlerine bile delik açacaklar bunun için matkaba gerek duymazlar ve bunu farkedebilmen olanaksızdır. Gülümseyerek deler geçerler seni. Üstelik bir defa da değil binlerce kez düşürür ardından "özür dilerler" düşürdükleri ellerini kaldırmak için uzatırak. HAYIR! Tekrar güven diye uzatılır o eller, tekrar düşürebilmek adına kaldırırlar seni. İyi insan yoktur Loriana inan bana yoktur. Henüz sana kötülük yapmamış milyonlarca insan vardır sadece.. Tüm bunları az önce öğrendim. Herşey olabildiğince bencil, herkes gibi, her his gibi, Mesela özlemek birini, birini özlüyor olmak bencillikten. Birinin elini tutmasını, saçını okşamasını, birinin sana güzel cümleler kurmasını istemek bunlar seni mutlu edecek olan şeyler ama karşındakı tüm bunları yaparken yani elini tutarken senin, ne hissettiğini umursamazsın bile. Gitmesini istemezsin yalnızca kendin için o'nu özlememek için, acı çekmemek için, ağlamamak için Baksana şu insanlara ! Benim bir adım var buralarda, benden korkuyorlar. Benden korkmalarının tek sebebi, benden güçsüz olmaları değil. Benim onların, beni nereden vurabileceklerini tahmin edebiliyor olmam. Beni düşürmeye kalkarlarsa eğer onları da
Alıntı
Üstad.
Biraz sakinleş, Biraz kabullen artık. umudunu yitir diyemem elbet ama beklentini alçalt hayattan. filmin,romanın,tiyatronun, her şeyin sonunda mutluluğa kavuşan başrollerinden biri olamayabiliriz. Asla olamayız diyemem ama olamama ihtimalini boş verme. Boş vereceksen, Bir kurt gibi içini kemiren, cevapsız sorularını boş ver. Kurtar kendini biraz. En azaindir diğerlerinin seni anlayacağını sanışlarını ve kurtarmasını bekleyişlerini, en azından biraz sevilmek isteyişlerini... Herkes kendi darağacını, en insafsız olanı sanır. Herkes kendi ölümünü en erken. Boş ver... Her şey üst üste geldi. Gün karardı sandık bazen. Kötü insanlarla karşılaştık ve kırık hissettik. Bağırmak istediğimiz zamanlar oldu. "Yeter ulan!" diye, "Sev ulan!" diye, "Gitme ulan!" diye... Ben iki kez bileğimi kestim, bile isteye. Bir kez de kafamı duvarlara vura vura ağladım. Çaresiz hissettim, bu sayılamayacak kadar çok kez. Başımıza kötü şeyler geldi ve kendimizce en dibe vurduk. Kaçmak isteğimiz zamanlar oldu, kendi hayatımızdan. Aklımıza geldiğinde bizi hüzünlendiren anılar biriktirdik. Yanlış yerde, yanlış şehirde, yanlış evde olduğumuzu hatta yanlış zamanda var olduğumuzu düşündük. Haklıydık bazen, bazen de çok abartıyorduk belli ki. İstediğimiz gibi gitmeyen bir şeyler olacaktı elbet, yaşamak da bir çeşit savaşmaktı bence. Kayıplarımız, Yaralarımız, kurşun sıktıklarımız, Korkularımız, telaşlarımız, Sonraya olan merakımız ve her şeye rağmen kurulan, kurulacak olan hayallerimiz elbet... Bitik hissettiğimiz anlar oldu. Kötü bir hastalığa tutulmuş gibi hisseder bazen insan. Kolunu kıpırdatamayacak kadar halsiz, yorgun. Ruhen sönük. Herkes düşer bu hayatta. Herkesin bir çelme takanı olur, herkes bir top gibi son sürat yokuş aşağı yuvarlanır en az bir kez. Herkes kalır bir enkazın altında. Herkes
Alıntı