— Hayır, bu değildir.
— Değil mi? Nesi eksik? Düşün bir kere. Bir tek solgun, üzgün çehre görmeyeceksin; hiçbir derdin olmayacak, ne Danıştay davaları, ne borsa, ne şirket, ne rapor, ne bakan, ne rütbe, ne terfi... Bütün konuşmalar candan olacak. Evden taşınma derdin olmayacak... Yalnız bu nelere değmez! Bir de buna hayat değil diyorsun.
— Değil, kardeşim, değil.
— Nedir, öyleyse?
Ştoltz bir düşündü, bu hayata bir isim aradı:
— Bu... bir çeşit Oblomovluktur, dedi.