“Burada aydın bir hayat var işte, diye düşündü; kendisinin, varlığını hiçbir zaman hayal edemediği bir güzellik, bir sıcaklık, bir olağanüstülük vardı. Kız, adeta delikanlının hayal gücüne kanat takmıştı.
(...)
...orada oturmuş, sanattan, edebiyattan söz eden kadına baktı.”
“..davranışlarının kaba olduğunu biliyordu, bu biliş de onu eziyordu. Bu, onun için yepyeni bir tecrübeydi. Şimdiye kadar, bütün ömrü boyunca, ince mi, yoksa kaba mı olduğunu fark etmemişti. Kendine ait bu çeşit düşünceler kafasında hiç yer almamıştı.”