Balıkçıların vereceği bayat ekmeği gözlemek yerine türünün getirdiği "uçmak" özgürlüğüne ulaşmayı, kendini geliştirmeyi ve öğrendiklerini diğerleri ile paylaşmayı hayat amacı hâline getirmiş Martı Jonathan Livingston'un hikâyesi.
Yazar, "martı" metaforundan hareketle insanoğluna aklını kullanıp sınırlarını aşmasını, çalışıp bir yerlere gelmesini öğütlemiş. Liyakatın esamesinin okunmadığı canım ülkemde bu pek mümkün olmasa da her zaman elimizden gelenin en iyisini yapma yükümlülüğümüz için bahane olmamalı.
Kitabın çoğu sayfasında martı görselleri yer alıyor. Bazı cümlelerin kopuk olması, kurgunun da biraz zayıf ve hafiften karışık olması can sıkıcı olsa da okunmaya değer bir metin olduğunu düşünüyorum. Yazarın not düştüğü gibi kitap üç bölümde bitiyor aslında. Ama dördüncü bölümü de ekleyip alternatif bir bakış açısı oluşturmuş. Keyifli okumalar.