Ahmet'in kapısına kır bir at gelir. Defalarca atı kendinden uzaklaştırsa da yine Ahmet'i bulur. Mahmut Han kendine ait olan atı ister ama Ahmet, kendisine yadigar olarak gelmiş atı vermeyince Mahmut Han onu yakalatıp zindana atar. Mahmut Han'ın kızı Gülbahar ile Ahmet arasında bir aşk başlar ve padişah, halk, töre arasında gidip gelen bir çatışmaya dönüşür.
Çoğu kişinin hayran olduğu yazarın kalemi bana hitap etmiyor. Çünkü tekrara düşen mekan, doğa betimlemeleri bir süre sonra sıkıcı geliyor ve karakterlerin duygu durumlarını betimlemiyor hiç. Masalımsı konusuları işlese de alıp giden bir dili olduğunu düşünmüyorum.
Kitapta kullanılan bazı motifleri, Memo'nun aşkını ve beklediğimden farklı bir sonla bitmesini beğendiğim için yedi puan verdim.